<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>görüntülü sohbet ve chat sistemleri &#187; orgazm</title>
	<atom:link href="http://www.gulyeri.com/etiket/orgazm/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gulyeri.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Mar 2010 16:02:25 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Prezervatif ve Kullanımı</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/prezervatif-ve-kullanimi.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/prezervatif-ve-kullanimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 23:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel uyarılma]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>
		<category><![CDATA[prezervatif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1679</guid>
		<description><![CDATA[PREZERVATİF 
Prezervatif, penisi cinsel ilişki sırasında örtmek için kullanılan ince lastikten silindir şeklinde bir kılıftır. Çok güvenilir bir yöntemdir, fakat bu konuda hatalı görüşleri olan bazı erkekler tarafından reddedilir. Gerçekten de prezervatif kadar yaygın, fakat onun kadar yanlış anlaşılan başka bir yöntem daha yoktur. 
PREZERVATİF VE CİNSEL UYARILMA 
Birçok erkek, prezervatifin, kadının duygularını azalttığını ileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>PREZERVATİF </p>
<p>Prezervatif, penisi cinsel ilişki sırasında örtmek için kullanılan ince lastikten silindir şeklinde bir kılıftır. Çok güvenilir bir yöntemdir, fakat bu konuda hatalı görüşleri olan bazı erkekler tarafından reddedilir. Gerçekten de prezervatif kadar yaygın, fakat onun kadar yanlış anlaşılan başka bir yöntem daha yoktur. </p>
<p>PREZERVATİF VE CİNSEL UYARILMA </p>
<p>Birçok erkek, prezervatifin, kadının duygularını azalttığını ileri sürmektedir. Bu doğal bir şeydir. Çünkü ne kadar ince olursa olsun, doğrudan doğruya teması önler. Gerçekte ise, bölgesel uyarılma açısından prezervatif kullanıp kullanılmamasının bir ayrımı yoktur. Kadın gözleri bağlı olarak ilişkide bulunduğunda, penisin oluşturduğu uyarılma ile prezervatifin kullanıldığı zamanki uyarılmayı ayırdedemez. </p>
<p>Fakat niçin bazı erkekler cinsel heyecanlarının azaldığından ya da prezervatif iktidarsızlığından söz ederler? Cinsel uyarılma, beynin bunu nasıl kaydettiğine bağlıdır. </p>
<p>Buraya birkaç olay alıyoruz: Prezervatif görünüşe göre incedir. Fakat belki de gerçekte ince değildir. Bazı erkekler şöyle söyler: &#8220;Pahalı prezervatifler o kadar ince oluyor ki, insan bunların varlığın bile duyumsamıyor. Oysa ki ucuzları kalın ve kötü oluyor.&#8221; Aslında fiyat ne kadar yükselirse, prezervatif o kadar saydamlaşır, ince görünüşlü olur ve yumuşaktır. </p>
<p>Çoğu kez, prezervatifin ne kadar pahalıysa o kadar ince olduğuna inanılır. Oysa ki bu sadece gözün aldanmasıdır. Ayrım yalnız saydamlıktadır. </p>
<p>Prezervatif, kauçuk ağacının süte benzer özsuyundan elde edilir; kalitesi fiyatına göre değişmez. Fiyattaki fazlalığın nedeni, saydam duruma getirmenin daha pahalı bir işlem oluşundandır. </p>
<p>Bir prezervatif alın, bunu yuvarlayarak açın ve boyunu ölçün. Bu ortalama 19 cm. uzunlukta (2 cm kadar uzunluktaki uç kısmı dahil) ve aşağı yukarı bir gram ağırlıkta olmalıdır. Halen sağlık bakanlığı, prezervatiflerin en az bir gram ağırlıkta yapılmalarını şart koşmaktadır. 35 mm çapında ve 19 cm uzunluktaki bir prezervatifin kalınlığı 0,35 mm.dir. </p>
<p>Bundan daha ince bir prezervatif sadece daha fazla esnek olmakla kalmayacak, aynı zamanda kolayca da yırtılabilecektir. Üstelik uyarıcı etkisi bakımından biraz daha kalın prezervatiflerden pek farklı olmayacaktır. Tek ayrım, standart kalınlık içinde olanaklı olduğu kadar saydam duruma getirilmesindedir. </p>
<p>Kadınların yanlış inançları: Prezervatif tam geldiği takdirde cinsel uyarılmada bir ayrım duyumsanmazmış. Bununla birlikte bazı kadınlar, erkeğin boşalmasını &#8220;duyumsayamadıklarını&#8221; söylemekte ve bundan yakınmaktadır. Ayrıca, prezervatif kullanılmadığında vaginanın boşalma sırasında ısındığını ve ıslandığını ileri sürmekteler. </p>
<p>Gerçekte ise rahim ağzı, ısının oluşturduğu zevk veya acı duygusunu duyumsamaz. Rahim ağzı acı duyulmadan yanabilir veya bıçakla kesilebilir. Penisin çarpmasının oluşturduğu sarsıntı, rahim tarafından iletilir ve çarpma hissi karın zarında duyulur. Buna karşılık vaginanın sümüksü tabakası ısıya ve uyarılara karşı duyarlıdır.</p>
<p>Demek oluyor ki, boşalma sırasında bir şeyler duyumsanabilir. Fakat bu his, rahim ağzında duyulmaz. Meninin sıcaklığını ve ıslaklığını duyduğunu söylemek, olayı abartmak olur. Zira vagina içi de aynı şekilde ıslak ve sıcaktır. Burada boşalan meni ölçüsünden de daha fazla kaygan sıvı mevcuttur. </p>
<p>Orgazma yaklaştıkça penis kan birikmesi sonucu genişler. Böylece penisin sıcaklığı, boşalan meniden daha yüksek olur. Aynı anda kadında da benzeri bir belirti oluşur ve kan birikmesi olur. Penisin birdenbire genişlemesi, bu olayı çabuklaştırır ve vagina da penis ile aynı ısı derecesine gelir. Sürtünme ısı duygusunu kuvvetlendirir ve artırır. </p>
<p>Erkeğin boşalma olayından önce, kadının Bartholin salgı bezleri tarafından salgılanan kaygan sıvısı, kadının heyecanı oranında artar. Bu değişik etkiler sonucu kadın, içinde nemlilik duyumsar ve çoğu kez meninin prezervatifin içinde kalması ya da kalmaması değişiklik yaratmaz. Her iki durumda da kadın, en küçük bir ayrım duyumsamayacaktır. Zira o da bu sırada orgazma yaklaşmaktadır. Prezervatiften hoşlanmayan bu gibi kadınlar, kendileri ve cinsel ilişkinin yapısı hakkında bir bilgiye sahip değildir. </p>
<p>PREZERVATİF NASIL SEÇİLİR? </p>
<p>Kaliteli markalar yeğ tutulmalı, kalitesiz, standart olmayan prezervatiflerden kaçınılmalıdır. Mühürlü paketler ve kutular halinde piyasada satılan prezervatifler, yapım tarihinden itibaren üç yıl süreyle güvenle kullanılabilir. Pahalı prezervatiflerin mutlaka ince olmaları gerekmez; sadece bunların ince görünüşlü olmaları gerekir. Parası olan ya da gözle uyarılmadan hoşlanan kimseler, pahalı prezervatifleri satın alabilir. Çünkü bu konuda göz etkeni küçümsenemez. Fakat şundan emin olunmalıdır ki, pahalı ve ucuz prezervatifler arasında uyarma etkisi bakımından hiç bir ayrım yoktur. </p>
<p>PREZERVATİFLER NASIL KONTROL EDİLİR? </p>
<p>Prezervatiflerde bulunması olanaklı çok küçük delikleri saptamak için, çeşitli yöntemler önerilir. Prezervatif cinsel birleşimden hemen önce kontrol edilmemelidir. Prezervatiflerden nefret eden bir kadın şunları söylüyor: &#8220;Kocam, prezervatifleri kontrol etmek için içlerine sigara dumanı üfler. Bu manzarayı gördüğüm zaman, bir anda bütün duygularım yok oluyor.&#8221; Bu doğal bir şeydir. </p>
<p>Cinsel birleşimden önceki atmosfer, biraz sonraki birleşim üzerinde büyük rol oynar. Onun için her iki eş de, cesaret kırıcı bir atmosfer yaratmaktan kaçınmalıdır. Erkek, prezervatifi kontrol etmek isterse, bütün kutuyu, kullanmadan önce denemelidir. Prezervatifin içine sigara dumanı üflemek, en yaygın kontrol yöntemidir, fakat bu yöntem önerilmez. Kullanmadan çok önce birkaç prezervatif bu şekilde kontrol edilirse, bunlar, kullanılacağı tarihe kadar kolayca kalitelerinden yitirebilirler. </p>
<p>Küçük delikler genellikle prezervatifin esas kısmıyla meninin toplandığı uç kısım arasında, ender olarak da alt kısımlarda görülür. Bütün prezervatifi açmak ve bunun alt kısımlarını kontrol etmek gerekmez. Prezervatif siyah bir kağıdın üzerine konursa, kontrol daha kolaylaşır. </p>
<p>OLASI YANLIŞLARA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER </p>
<p>Hayret edilecek kadar çok sayıda erkek, prezervatifin doğru olarak nasıl kullanıldığını bilmemektedir. Onun için zevk duygularının azalmasından ve doğum kontrolünde başarısız kalmalarından yakınmaktadırlar. </p>
<p>Cinsel ilişki sırasında prezervatifin takılışı: </p>
<p>Boşalmadan önce de biraz meni, penisin ucundan çıkabilir. Üstüste iki kez birleşimde bulunulduğunda, ikincisinde, birinci birleşimden kalan spermler, gebe kalmak tehlikesi oluşturabilir. Erkek, her birleşimden sonra idrara çıktığı ve organını iyice yıkadığı takdirde, bu tehlike çok azalır. Meni sıvısının, kaygan sıvıdan ayırdedilmesi gerekir. Kaygan sıvı, penisin baş kısmını, cinsel ilişki sırasında kaygan duruma getirmeye yarar. Bu sıvıda sperm yoktur. </p>
<p>Yeni evli bir erkek, oldukça kısa zamanda boşalabilir. Fakat daha sonraları boşalması için daha fazla zamanın geçmesi gerekecektir. Deney ile, prezervatifi ne zaman takması gerektiğini kendiliğinden bulacaktır. </p>
<p>Bu sırada penis, vaginada Bartholin ve diğer salgı bezleri tarafından salgılanan kaygan sıvı ile yeteri kadar nemlenmiştir. Prezervatifi nemli penis üzerine geçirmek, kuru durumdaki penisten çok daha kolaydır. </p>
<p>Kadının salgıladığı sıvı yetersizse, erkek, krem gibi başka yardımcı maddelere başvurmalıdır. Fakat kadının salgıladığı sıvının az oluşu, erkeğin suçudur. Vagina daha yeteri kadar kayganlaşmadan prezervatif takılırsa, erkek hoş olmayan bir sürtünme duyumsayacaktır. Çünkü penis ile prezervatif birbirine uyum sağlayamamıştır. Bu durumda kadın acı duyabilir. </p>
<p>Prezervatif penise uyum sağlamalıdır. Erkeğin ve kadının cinsel organlarının, kişiden kişiye ayrım göstermediği inancı doğru değildir. Boy ve kalınlık açısından farklar vardır. Onun için, bir kişinin penisine iyice uyum sağlayan bir prezervatif, başka bir kişiye bol gelebilir. </p>
<p>Birçok erkek, prezervatifin cinsel ilişki sırasında kayıp, çıktığından yakınır. Bu durum, prezervatifin alt kısmı çevresine bir iplik bağlanırsa ortadan kalkar. Bu iplik sadece prezervatifin kaymasını önlemeyecek, uyarılmayı da artıracaktır. İpliğin düğümü yukarı atılırsa, ayrıca bızır da uyarılmış olur. </p>
<p>Prezervatifin bağlanmasıyla penis, meninin dışarı taşması tehlikesi olmadan vagina içinde daha uzun zaman bırakılabilir. Son zamanlarda piyasada değişik türlerde prezervatifler satılmaktadır. Bunlardan bazılarının uç kısmı büyüktür. Bazılarının ise ucunda kayganlaştırıcı bir madde vardır. </p>
<p>PREZERVATİF NASIL TAKILIR? </p>
<p>Esas sorun, uç kısımda hava kalmamasıdır. Bunu sağlamak için önce prezervatifin uç kısmına bastırıp, içerdeki hava dışarı çıkarılır, ondan sonra prezervatif penise takılır, yuvarlanarak açılır. Ya da prezervatif, uç kısmı içeri doğru üflendikten sonra penise geçirilir ve yuvarlayarak açılır. Bu işlem için daha fazla zaman gerektiğinden, prezervatifin ucunun önceden üfleyerek hazır durumda bekletilmesi önerilir. </p>
<p>Sperm öldürücü jöle ile birlikte kullanıldığında, prezervatif daha güvenilir duruma gelir; aynı zamanda penisin prezervatife daha iyi uyum sağlamasını da sağlar. Prezervatiflerin penislerine iyi uyum sağlamadığından yakman ya da prezervatifi cinsel temasın başından itibaren takmakta direnen erkeklere, bunu takmadan önce penislerine yukardan aşağı kadar jöle sürmeleri önerilir.</p>
<p>Kadının salgıladığı kaygan sıvı az orandaysa, ince bir tabaka jöle de dış yüze sürülmelidir. Güvenlik önlemi olarak bolca bir miktar jöle kadının sidik borusu ağzına sürülebilir. Bütün bu önlemlerden sonra vagina içine de jöle sürüp, güvenceyi artırmanın gereği yoktur. </p>
<p>Bazen dikkatsiz bir erkek, penisi dışarı çekip, prezervatifi vagina içinde bırakabilir. Bu yüzden, prezervatifin kaymaması için, dışarı çekilirken penisin kök kısmının prezervatifle birlikte tutulması gerekir. Bu sırada meninin dışarı taşmamasına son derece dikkat edilmelidir. </p>
<p>Penisi birleşme durumunda uzun süre tutabilmek amacıyla kadın, bacaklarını birbirine yapıştırmalıdır. Kadının orgazmı daha uzun sürdüğü için, penis küçüldükten sonra da vaginada irade dışı kısalmalar devam eder. Onun için meni viganaya akmasın diye kadın bacaklarını birleştirmelidir. Böylece penisin küçülmesi de bir süre geciktirilecektir. </p>
<p>Erkek ve kadın cinsel ilişkiden sonra değişik bez ve süngerlerle temizlenmelidirler. Aksi durumda vaginaya spermler girebilir ve prezervatif kullanıldığı halde, istenmeden gebe kalınabilir. </p>
<p>PREZERVATİFİN SAKLANIŞI </p>
<p>Kullanılmış prezervatifin açık kısmı, meninin akmasını önlemek için iki tarafından sıkıştırılır, sonra kağıda sarılıp çöp tenekesine atılır. Fakat bunu tuvalete atıp, üzerine sifonu çekmek doğru değildir. Çünkü bu şekilde, borular tıkanabilir. Bir kez kullanılmış prezervatif, bir daha kullanılmamalıdır. </p>
<p>PREZERVATİFİN AVANTAJLARI </p>
<p>Kadın açısından prezervatifin büyük avantajları vardır: Kadın, dinsel ilişkiden sonra erkeğe sarılmış durumda uykuya dalabilir. Prezervatif kullanılmadığı takdirde, kadının yıkanmak için tuvalete kalkması gerekecek, böylece mutluluk duygusu yarıda kesilmiş olacaktır. </p>
<p>PREZERVATİFİN YARATTIĞI İKTİDARSIZLIK </p>
<p>Birçok erkeğin prezervatif taktıkları zaman penisleri sertleşmez. Bunun nedenlerinin bir bölümü psikolojiktir, bir bölümü de, o erkekler beceriksiz olduğu içindir. Prezervatifin ne olduğunu gayet iyi bilmek ve kullanmasını öğrenmek gerekir. </p>
<p>Bazı erkekler de, prezervatifin kadının hislerinde azalma oluşturup, oluşturmayacağına kafa yorar. Kadın, prezervatifi eleştirip, bunun kullanılmasına yanaşmamakla hatalı davranışta bulunmuş olur. Kadında ve erkekte yeteri kadar salgılanma olduğu sürece, aradaki fark duyumsanmayacaktır. </p>
<p>Erkeğin prezervatifi kendisinin takması gerekmez. Erkeğin bu konuda kompleksleri varsa, kadın bunun takılışında şefkatle yardımcı olur. Bu, uyarılmayı artıracak ve prezervatiften nefret eden erkeğin penisinin küçülmesini önleyecektir. Bu gerçek de, cinsel ilişkiler konusunda ruhsal etkenlerin önemini göstermek bakımından ilgi çekicidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/prezervatif-ve-kullanimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karezza Güvenilir Mi?</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/karezza-guvenilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/karezza-guvenilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 23:21:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel birleşme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[karezza]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1590</guid>
		<description><![CDATA[Erkek ve kadın orgazma ulaşmaya çalışmadan uzun süre birleşimde bulundukları bu yöntem bir dereceye kadar doğum kontrolü yöntemlerinden sayılabilir. Karezza da tam anlamıyla emin bir yol değildir.
Çünkü erkek farkında olmadan veya iradesi dışında boşalabilir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkek ve kadın orgazma ulaşmaya çalışmadan uzun süre birleşimde bulundukları bu yöntem bir dereceye kadar doğum kontrolü yöntemlerinden sayılabilir. Karezza da tam anlamıyla emin bir yol değildir.</p>
<p>Çünkü erkek farkında olmadan veya iradesi dışında boşalabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/karezza-guvenilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En Çok Görülen Cinsel Sorunlar</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/en-cok-gorulen-cinsel-sorunlar.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/en-cok-gorulen-cinsel-sorunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Feb 2010 16:14:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel rahatsızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[Ferruh Şimşek]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Sertleşme Bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinismus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1479</guid>
		<description><![CDATA[Kişilerin cinsel sorunlarıyla uzun yıllar yaşadıkları, sorun ortaya çıktıktan ortalama 4 yıl sonra doktora başvurdukları ifade edilerek, cinsel işlev bozukluklarının bazen başka önemli hastalıkların habercisi olabileceği uyarısında bulunuldu.
İstanbul &#8211; Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozukluğu Merkezi&#8221;nce bini aşkın kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, kadınlarda vajinismus, erkeklerde ise sertleşme bozukluğunun en sık rastlanan cinsel sorunlar olduğu tesbit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kişilerin cinsel sorunlarıyla uzun yıllar yaşadıkları, sorun ortaya çıktıktan ortalama 4 yıl sonra doktora başvurdukları ifade edilerek, cinsel işlev bozukluklarının bazen başka önemli hastalıkların habercisi olabileceği uyarısında bulunuldu.</p>
<p>İstanbul &#8211; Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozukluğu Merkezi&#8221;nce bini aşkın kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, kadınlarda vajinismus, erkeklerde ise sertleşme bozukluğunun en sık rastlanan cinsel sorunlar olduğu tesbit edildi.</p>
<p>Acıbadem Hastanesi Cinsel İşlev Bozukluğu Merkezi&#8221;ne iki yılda başvuran toplam 1002 kişi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları, basın toplantısıyla açıklandı. Merkez Başkanı Ürolog Prof. Dr. Ferruh Şimşek, kendilerine başvuran 18-81 yaş arasındaki hastaların ortalama yaşının 35 olduğunu belirterek, bunların büyük çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğunu söyledi.<br />
Bu durumun “cinsel sorunların erkekten kaynaklandığı” yönündeki yanlış inanışa bağlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şimşek, şunları kaydetti:</p>
<p>“Başvuran erkeklerin yüzde 50&#8242;&#8217;sinde sertleşme bozukluğu, yüzde 42&#8242;&#8217;sinde erken boşalma bozukluğu görülmektedir. Kadınların cinsel sorunlarında ise ilk sırayı yüzde 66 oranıyla cinsel birleşmeyi engelleyen vajinismus (cinsel ilişkiye müsaade etmeyecek oranda vajina kaslarında kasılama), yüzde 25 oranıyla cinsel istek azlığı, yüzde 17 oranıyla da orgazm bozuklukları izliyor. Araştırma sonuçlarına göre, cinsel sorunu olanların yüzde 77&#8242;&#8217;si evlilerden oluşuyor.”</p>
<p>Prof. Dr. Şimşek, ABD ve İngiltere gibi ülkelerle karşılaştırıldığında, vajinismus ve erken boşalma sorunlarının Türkiye&#8221;de çok daha yüksek oranlarda saptandığını vurgulayarak, bu durumun kültürel farklılıklardan kaynaklandığını dile getirdi. </p>
<p>SİGARANIN ETKİSİ<br />
Türkiye&#8221;de 40 yaşın üstündeki erkeklerde hafif, orta ve ağır düzeyde sertleşme sorunu yaşayanların oranının yüzde 60 civarında olduğunu ve yaş arttıkça bu oranın yükseldiğini bildiren Prof. Dr. Şimşek, “Türkiye&#8221;de ortalama 5 milyon erkekte sertleşme sorunu var. Bizim ülkemizde bu sorunun daha fazla olmasının nedeni, ağır sigara içici bir toplum olmamızdan kaynaklanıyor” diye konuştu.</p>
<p>Prof. Dr. Şimşek, kendilerine başvuranların eğitim seviyeleri Türkiye ortalamasının üzerinde olmasına rağmen, kişilerin cinsel sorunlarıyla uzun yıllar yaşadıklarını, sorun ortaya çıktıktan ortalama 4 yıl sonra doktora başvurduklarını belirlediklerini anlattı.<br />
Cinsel işlev bozukluklarının bazen başka önemli hastalıkların habercisi olabileceğine de dikkati çeken Prof. Dr. Şimşek, “Bize cinsel bozukluk şikayetiyle başvuran 2 kişide beyin tümörü bulunduğunu tespit ettik” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Ferruh Şimşek, cinsel işlev bozukluklarının organik veya psikolojik nedenleri olabileceğini ifade ederek; ilaç, sigara ve alkol kullanımı ile depresyondan da kaynaklanabileceğini sözlerine ekledi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/en-cok-gorulen-cinsel-sorunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Sorunlar</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/cinsel-sorunlar.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/cinsel-sorunlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 23:16:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel İsteksizlik]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[erken boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1457</guid>
		<description><![CDATA[Sağlıklı bir cinsel birliktelik, hem özel hem de sosyal yaşamın uyumlu bir biçimde sürdürülmesinde etkili rol oynuyor.
- Toplumsal baskılar ve tabular nedeniyle cinsel problemleri olan kişiler zamanında hekime başvurmuyor. NTV&#8221;nin Sağlık Raporu programına konuk olan İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunlar konusunda bilgiler verdi.
CİNSEL [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı bir cinsel birliktelik, hem özel hem de sosyal yaşamın uyumlu bir biçimde sürdürülmesinde etkili rol oynuyor.</p>
<p>- Toplumsal baskılar ve tabular nedeniyle cinsel problemleri olan kişiler zamanında hekime başvurmuyor. NTV&#8221;nin Sağlık Raporu programına konuk olan İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, kadın ve erkeklerdeki cinsel sorunlar konusunda bilgiler verdi.</p>
<p>CİNSEL SORUNLARLA İLGİLİ BİLİNÇ DÜZEYİ<br />
Çiftler, ya da kadın ve erkekler cinsel fonksiyon bozukluklarını herhangi bir hastalık olarak görüp, hekime başvurmalarının çok önemli olduğuna değinen Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, cinsel sorunlarla ilgili bilinç düzeyi konusunda şunları söyledi: “Cinsel fonkisyon bozukluğunu ülkemizde hangi oranda rastlanıyor. Bu konuda bu çalışma var, Türk Androloji Derneği olarak. 40 yaş üzerindeki erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu oranının yüzde 70&#8221;e kadar çıktığını tespit ettik. Bunu üçe ayırdık, hafif, orta, ağır olarak&#8230;</p>
<p>Ağır derecede cinsel fonksiyon bozukluğundan yakınanlar doktora mutlaka başvuruyorlar. Çünkü bunların cinsel hayatını sürdürmesi için bir yardım almaları gerekiyor. Ama ikinci grup hafif ve orta derecede olan gruptaki insanları halen doktor yardımı alması söz konusu değil. Bu grupta sıkıntı şu.. Bu insanlar cinsel sorunları olduğunun farkında değil. Farkında olsalar bile belki de tedavi edilebileceğini bilmiyorlar. O yüzden biz Türk Andoloji Derneği olarak bu sene ciddi bir duyuru yapmayı planlıyoruz. Ve cinsel fonksiyon bozukluğunun erkeklerde hafif ve orta da olsa bir şekilde tedavi edileceğini halka duyuracağız.”</p>
<p>Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şöyle devam etti: “Kadınlarda ise Türkiye&#8221;de henüz bir çalışma yok. Ama dünyadaki rakamlar kadın cinsel fonkisyon bozukluğunun erkekten çok daha fazla gözüktüğü yönünde. Örneğin ortalama bir rakam vermek gerekirse, erkekte cinsel fonksiyon bozukluğu oranı yüzde 31 iken kadında yüzde 43 oranında rastlanıyor. Demek ki kadının cinselliği, cinsellik fizyolojisi çok daha komplike olduğu için bu ince ayar kadında erkekten çok daha çabuk bozuluyor. Dernek olarak yine kadında cinsel fonksiyon bozukluğunun yüzdesini saptamak üzere bir projemiz var.” </p>
<p>KADIN CİNSELLİĞİNİN FİZYOLOJİSİ<br />
Cinselliğin fizyolojisiyle ilgili araştırmalar son yıllarda arttı. Bugüne kadar hep erkek cinselliği konuşuldu ve tartışıldı. Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, kadın cinselliğinin fizyolojisini değerlendirerek, erkeklerle benzeşen ve farklı olan noktalara değindi: “Kadın cinselliği üzerine çok az şey biliyoruz. En azından fizyoloji üzerine çok az şey biliyoruz. Ve bu konuda son iki-üç yıldır ciddi bir araştırma var. Bu araştırmayı da genelde ürologlar yürütüyorlar.</p>
<p>Ürologlar son 20 yılda erkek cinselliği konusunda bayağı bir yol aldılar. Ve erkek cinsel fonksiyon bozukluğu, sertleşme sorunu, artık ciddi şekilde tedavi edilmeye başlandı. Ürologlar 20 yıl erkekleri tedavi ettikten sonra dönüp baktılar, kadınlar ne durumda diye. Aslında kadınla ilgilenmesi gereken disiplinlerin bu konuda fazla araştırma yapmadıkları ortaya çıktı. Laboratuvarda ilk önce ürologlar, deneklerdeki cinsi değiştirdiler. Yani erkek tavşanla yaptığı çalışmayı kadın tavşana aktardılar. Ve kadın tavşandaki bulgulara baktılar. Sonra klinik çalışmalar başladı. Ve kadınla erkek arasında ciddi bir örtüşme olduğu ortaya çıktı.</p>
<p>Şöyle bir bakarsak organlara, erkekte penis var, kadında klitoris var, küçük bir penis. Kadında overler var, yumurtalık dediğimiz. Erkekte testisler var. Bu organların çalışması ciddi bir şekilde birbirine benziyor.”<br />
Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, konuyla ilgili olarak şöyle devam etti: “Cinsel faza baktığımız zaman dört ayırıyoruz. İstek fazı, uyarılma fazı, orgazm fazı, daha sonra rahatlama fazı. Bu dört faz, erkekte ve kadında tamamen örtüşüyor. İstek duyması gerekiyor, erkek ve kadın için geçerli, uyarılma olması gerekiyor. Uyarılma sırasında erkekte sertleşme oluyor. Kadında uyarılma sırasında yine bir sertleşme oluyor fakat bu sertleşme klitoriste oluyor.</p>
<p>Kadında uyarılma sırasında vajinada kayganlık oluşuyor. Ve genital organlar dışında meme uçlarında sertleşme oluşuyor. Kadında ve erkekte vücudun değişik bölgelerinde bir takım kızarıklıklara rastlıyoruz. Yani, kadındaki ve erkekteki mekanizma tamamen örtüşüyor. Orgazm sırasında erkekte boşalma oluyor. Kadında boşalma yok. Bu konuda henüz bir konsensüs yok. Acaba kadında orgazm sırasında erkekteki meniye benzer bir sıvı geliyor mu sorusu daha cevaplandırılmadı. Bu konu lehine ve aleyhine bir takım yayınlar var.</p>
<p>Bu konuda araştırmalar sürüyor. Demek ki orgazm fazı da aslında kadın ve erkekte benziyor. Yalnız bir cinsel ilişkide birden fazla orgazm yaşayabiliyor. Orgazm süresi biraz daha uzun kadında. Erkekte 5-15 saniye iken kadında 20 saniye kadar sürebiliyor. Ve birden fazla orgazm yaşıyor. Orgazm sonrası mutluluk duygusu kadında ve erkekte aynı. Çünkü bunu sağlayan hormon seratonin ve orgazmdan sonra bu mutluluk hormonu salgılayarak her iki cinste de bu cinselliği mutlu bir şekilde anımsamasını sağlıyor.” </p>
<p>CİNSEL İSTEKSİZLİK<br />
Cinsel isteksizlik konusunda ise Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şunları söyledi: “Cinsel isteksizliği ikiye ayırmak lazım. Biri psikolojik sebepleri, iki organik sebepleri. Cinsel isteği sağlayan hormon kadında ve erkekte aynı, testesteron, erkeklik hormonu. Hem erkekte cinsel isteği yönlendiriyor. Kadında da erkeklik hormonu cinsel isteği yönlendiriyor. O yüzden testesteron düzeyine bakmakta yarar olabilir. Onun dışında psikolojik bir takım sebepleri olabilir.</p>
<p>Çocukluğunda yaşadığı bir takım deneyimler. Cinsellikten tiksinme. Bir takım psikolojik sebepleri olabilir. Biz böyle bir hastaya ilk önce hormon testleri yapıyoruz. Ondan sonra eğer hormon testleri düşükse, bu hastayı 6-8 hafta tedaviyle cinsel isteğini arttırmak mümkün olabilir. Eğer organik temeli yoksa, o zaman bu kişinin psikiyatrlar tarafından sebebe yönelik tedaviyle değerlendirilmesi uygun olur.” </p>
<p>İLAÇLARIN YAN ETKİLERİ İLE SERTLEŞME SORUNU<br />
Depresyonda veya panik atakta kullanılan ilaçların bir kısmının cinsel fonksiyon bozukluğuna, sertleşme sorununa yolaçabileceğini belirten Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, konu ile ilgili olarak şunları söyledi: “İlaç değiştirilebilir. Eğer mutlaka bu ilaçta sebat etmek gerekiyorsa o zaman yardım alınabilir. Nasıl yardım alabilir. Bir takım oral ilaçlar var, ağızdan alınan ilaçlar. Bu ilaçlar, cinsel ilişkiden bir buçuk saat önce alınırsa, cinsel fonksiyon bozukluğu restore edilebilir. Yani panik atağa geçinceye bir yardım almasında yarar var. Veya eğer psikiyatrı uygun görürse aldığı psikotik veya ilaçlar değiştirilmesi uygun olabilir.” </p>
<p>KADINLARDA GÖRÜLEN CİNSEL FONKSİYON BOZUKLUKLARI<br />
Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, kadınlarda en sık görülen cinsel fonksiyon bozukluklarını şöyle açıkladı: “Kadında cinsel fonksiyon bozukluğunu dört safhaya ayırmak mümkün. İstek bozukluğu, uyarılma bozukluğu, orgazm bozukluğu ve ağrı bozukluğu&#8230; En sık gördüğümüz istek bozukluğu&#8230; Kadınlar, hayatlarının bir döneminde bir şekilde cinsel isteksizlik yaşıyorlar. İkinci sırada uyarılma bozukluğu geliyor. Üçüncü sırada orgazm bozukluğu var. Orgazm konusu enteresan. Orgazm konusunda çok az şey biliyoruz.</p>
<p>Kadınların yüzde 10&#8221;u, Türkiye rakamları değil, orgazmı hiç bilmiyorlar. Yüzde 25&#8221;inde ise cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadınların yüzde 25&#8221;inde ise orgazm sorunu oluşuyor. Yani, cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadınların yüzde 10&#8221;unun orgazmı hiç bilmemesi son derece enteresan. Geriye kalan yüzde 15&#8221;inde de bir şekilde orgazm sorunuyla karşılaşılıyor. Üçüncü sırada ağrı bozuklukları&#8230; İlişkiden önce, ilişki sırasında veya ilişkiden sonra olabilir. Bunun bir çok sebepleri var. Bu sebeplerini araştırıp, ortaya konulmasında yarar var.”</p>
<p>Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, konuyla ilgili olarak şöyle devam etti: “Dediğiniz gibi kadınlar ikinci planda gibi ama bu konuda uğraşırken gördüğüm bir osmanlı minyatürü beni son derece heyecanlandırdı ve kadınların bu konuda erkeklerden çok daha fazla dirayetli olduğu, sorunlar için doktora başvuracakları izlenimini uyandırdı bende. O minyatürde, bir kadın cinsel fonksiyon bozukluğu olan erkeğini kadıya şikayet ediyor. Ve elinde suni penis var. Yani, kadınlar aslında cinsellik konusunda Osmanlı imparatorluğundan beri geride değiller. Cinselliği bir hak olarak görüyorlar. Ve yaşamak istiyorlar. Yalnız bunun belki tabu olarak kabul edilmesi sonucunda bir baskı var. Ama dediğim o minyatür kadınlar aslında cinsel hayata son derece önem verdiklerini, erkeğin cinsel hayatı sağlayamazsa, bir takım suni araçlarla kendilerini tatmin ettiklerini, bunun için hukuki yollara bile başvuracaklarının göstergesi. Dediğim gibi kadınlar konusunda beni son derece heyecanlandırdı.” </p>
<p>CİNSEL UYUŞMAZLIK<br />
Eşi ile cinsel olarak uyuşmadığını belirten çiftlerle ilgili olarak ise Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şu açıklamayı yaptı: “Cinsellik bir kişi tarafından yaşanan bir hadise değil. Yani iki kişi tarafından yaşandığı için cinsel ilişkinin sonucunda her iki taraf ta bir şekilde doyuma ulaşmalı. Tabi ki tüm cinsel ilişkilerde bu geçerli değil. Tüm cinsel ilişkilerin hepsinde doyuma ulaşmak söz konusu olamaz. Ama sonuçta genel olarak cinsel ilişkiden her iki taraf da aylar içinde yıllar içinde tatmin olmalı. Eğer bir sorun varsa eşinde, o zaman bu sorunun üstesinden gelinebileceğinin bilinmesi ve bir üroloğa başvurmasında yarar olduğu düşünüyorum.” </p>
<p>ORGAZM SORUNU OLAN KADINLAR<br />
Orgazm problemi olan kadınlarla ilgili olarak Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şu açıklamaları yaptı: “Kadında orgazm sorunu için bir kere o cinsel fazların tam olarak gerçekleşmesi lazım. Yani, istek olmalı, uyarılma olmalı ve orgazm olmalı. Orgazm bozukluğu olan kadınlarda şunlar değerlendirilebilir. Bir kere uyarılma fazı normaldir. Yani, sertleşme, vajina kayganlığı, meme uçlarının sertleşmesi normaldir. Eğer normal değilse bu faza müdahale edilebilir. Genellikle bu hastalarda uyarılma fazında bir takım sorunlar çıkıyor. Orgazm için ise şunlar yapılabilir.</p>
<p>İlişkiden önce bir takım ilaçlar alınabilir. Yani, erkekler için kullanılan ilaçlar var. İlişkiden bir buçuk saat önce alınan ilaç, erkeklerde sertleşmeyi sağladığını biliyoruz. Kadında genital sistem, erkekler gibi çalıştığına göre kadında da 1.5 saat önce alınan ilaç, kadın orgazmını kolaylaştırabilir. Ayrıca başka bir cihazımız daha var. Vakum cihazı diyoruz. El kadar küçük bir negatif basınç yaratan cihaz. Kitorise belirli süre uygulanıyor. Belli protokollerle&#8230; Erkeklere de vakum cinsi var. Tabi ki kadında kullandığımız vakum cihazı, basınç yaratan cihaz biraz daha narin ve hassas. Belli protokollerle bu sorun çözülebilir. Cinsel fonksiyon bozukluğuyla uğraşan bir merkeze başvurmasında yarar var. Ama bu merkezin bu hastamıza çağdaş, yeni yöntemleri de sunması önemli. </p>
<p>KADINLAR İÇİN TEDAVİ<br />
Cinsel sorunlar nedeniyle kliniğe ulaşan kadınlar için uygulanan yöntemi Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şöyle açıkladı: “Türkiye&#8221;de, aslında dünya da aynı şekilde düşünüyor. Kadınlar, kadınlara karşı sorunlarını daha rahat aktarıyorlar. Ürologlar, kadın cinsel fonksiyon bozukluğuyla uğraşmaya başladılar. Ürologların çoğu da erkek. Hatta Türkiye&#8221;de hiç kadın ürolog yok. O yüzden bir sürü model geliştirdik. Kadınların bulunduğu ortamda, kadınlardan cinsel öyküyü almak. Bu konuda bir uzman hemşire yetiştirdik.</p>
<p>Uzman hemşire bizim bulunduğumuz ortamda kadınla konuşup, ondan ilk öyküyü alıyor. Daha sonra biz müdahale ediyoruz cinsel öyküye. Ve kadınlar bu modelde son derece rahatlar. Yani dediğim gibi osmanlıdan beri aslında cinsel hakkını arayan kadın, bu modelde son derece rahat ve Türkiye&#8221;de bu modelin öncü olacağını düşünüyoru. Yurt dışında ürologların çalışması şöyle: Onlar da kadının kadına sorunlarını daha rahat aktardığının bilincindeler. O nedenle kadın ürologlar istihdam ediyorlar. Ama ülkemizde kadın ürolog olmadığı için biz uzman bir hemşire tanımıyla cinsel öyküyü alıyoruz.”</p>
<p>Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, konuyla ilgili olarak şöyle devam etti: “Bir takım testler var. Cinsel öyküden sonra fizik muayene gerekiyor. Örneğin kadında yeni hastalık tipi tarif edildi. Klitorisin aynı peniste olduğu gibi klitorisi saran kılıfın, derinin yeteri kadar genişleyememesi ve cinsel uyarılma fazında klitorisin bu deriden yeteri kadar dolmaması söz konusu. O fizik muayeneyi yapıyoruz. Ondan sonra kadının duyusal sistemini kontrol ediyoruz. Sonra, kadının genital yollarının, damarlarının haritasını çıkarıyoruz. Ondan sonra vajinanın basınç ve hacmini ölçmek mümkün. Bütün bunların hepsinde tabi ki uzman hemşire yeralıyor. En azından test sırasında orada mutlaka bulunuyor.” </p>
<p>ERKEKLERDE GÖRÜLEN CİNSEL SORUNLAR<br />
Erkeklerde en sık görülen cinsel sorunlar hakkında ise Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şunları söyledi: “Erkekte cinsel fonksiyon bozukluğunda en fazla karşılaşılan sorun sertleşme sorunu. Erkeklerin enteresan bir şekildeyüzde 95&#8221;i orgazm oluyor. Yani, onlarda orgazm sorunu yok. Hatta bu yüzde 95&#8221;in üstünde de olabilir. O yüzden daha sık gözüken sorun sertleşme sorunu ve erken boşalma&#8230; Erken boşalmaya yüzde 40-50 oranında rastlıyoruz.</p>
<p>Sertleşme sorununda 40 yaş üzerinde yüzde 70&#8221;e kadar çıkıyor. Erkeklerde yaklaşımımız ilk önce bir değerlendirmek. Değerlendirmede iki şeye dikkat ediyoruz. Sorun psikolojik mi organik mi? Psikolojik ise tedavi edilebilir mi? Organ ise mutlak olarak tedavi edilebilir. Bu sorunun cevabını aramak için bir takım testler yapıyoruz. Sonra tedaviye geçiyoruz.” </p>
<p>DİABET<br />
Diabetin kontrol, süresinin çok önemli ve diabetin bir çok organı etkilediğini belirten Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, “penisi de etkiliyor” diyerek devam etti: “Penisin damarını etkiliyor, sinirini etkiliyor, düz kasını etkiliyor. Bizim 1994 yılında yaptığımız bir çalışma var. Cinsel fonksiyon bozukluğu olmayan diabetik erkeklerde cinsel fonksiyonlara baktık. Yani, bu erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu yok. Herhangi bir şekilde doktora başvurmamışlar. Diabetiklerde cinsel fonksiyona baktık. Ve klinik öncesi dediğimiz bir takım bulgular elde ettik.</p>
<p>Klinik öncesi patolojik bulgular. Yani, bu diabetik grup çok önemli&#8230;Diabetik grupta biliyoruz ki, sertleşme sorunu yüzde 75&#8221;e kadar çıkıyor. İşte bu diabetik grup aynen diğer organlarını kontrol ettirir gibi, gözlerini, böbreklerini, mutlaka üroloğa başvurup, bu kontrol üzerinde kalmalılar. Yani, penisin diabetikten etkileneceği bilinmesi. Penisin bir takım testleri yapılması ve gerekirse klinik öncesi yani cinsel fonksiyon bozukluğu ortaya çıkmadan bu tedavi edilebilmeli.</p>
<p>Bu konuda İtalyan bir arkadaşımızın bir protokolü var. Biz de bu protokolü uyguluyoruz. Penisi mümkün olduğu kadar çalıştırmak. Yani, işleyen demir ışıldar meselesiyle antrenman yaptırıyoruz penise. Ve gece antrenmaları ve cinsel ilişki sırasında cinsel tekniği de geliştirerek penisin sürekli olarak çalışması söz konusu. Ve bu hastalar daha sonra cinsel fonksiyon bozukluğuyla karşılaşmıyorlar.” </p>
<p>ERKEN BOŞALMA<br />
Erken boşalma sorunu ile ilgili olarak Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şu açıklamaları yaptı: “Türkiye&#8221;deki erken boşalma oranını bilmiyoruz ama Güney Amerika&#8221;da yapılan bir çalışmada yüzde 40-50 arasında erken boşalma oranı. Erken boşalmaya gelişimsel biyoloji içinde bakarsak, aslında erken boşalma bir avantaj. Mesela bir kurt sürüsü düşünün. Bu kurt sürüsünde dişi kurtlar var, erkek kurtlar var. Erkek kurt, kısa sürede menisini dişi kurta aktarıp, bu cinsel ilişkiyi çok kısa tutmak zorunda.</p>
<p>Erken boşalma doğada bir avantaj. İnsanda ise cinsel hayatın başlamasıyla erken boşalma bir dezavantaj haline geçiyor. Belki 50 bin yıl sonra erkeklerde erken boşalma sorunu olmayacak. Biz bu aşamada nasıl yardımcı olabiliriz, erken boşalma sorunu olan hastalara. İkiye ayırıyoruz boşalmaya. Bir penisi hassas olan erkekler, penisi heyecanlı olan erkekler. Penisi hassas olan erkeklerde penis hassasiyetini giderici, peniste heyecanlı olan erkeklerde de heyecanını giderici ilaçlar vermek mümkün. Ayrıca seks teknikleri yine cinsel terapilerle erken boşalmayı önlemek mümkün.” </p>
<p>ANATOMİK BOZUKLUKLAR<br />
Anatomik bozukluklar, şekil bozuklukları konusunun aslında son derece fazla merak edilen bir konu olduğuna değinen Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, şöyle devam etti: “Birincisi, penis boyutu tam olarak ne olmalı? Penisteki bir takım şekil bozukluklarının cinsel fonksiyon etkisi ne? 9 cm.lik bir penis cinsel fonksiyon için yeterli. 9 cm hatta 7 cm altındaki penislere küçük penis diyoruz. Bu yüzden erken genç erkeklerin penis boyutuyla fazla ilgilenmemelerinde yarar var. Şöyle bir yanlış mit var. Penis boyutuyla yaşanılan hazzın arasında doğru bir orantı var. Bu doğru değil. Penisin boyutu genişliğiyle, yaşanan hazzın arasında hem erkekte hem kadında doğru bir orantı yok.</p>
<p>O yüzden penisin boyutlarından ziyade penisin fonksiyonu önemli. İyi fonksiyon eden yeterli boydaki bir penis cinsel ilişkide her iki tarafı da tatmin edebilir. İkincisi penisteki bozuklukları ikiye ayırıyoruz. Birincisi doğuştan karşılaşılan bozukluklar. İkincisi 50-55 yaşlarında ortaya çıkan peröni hastalığı. Peröni hastalığı konusunda Amerika&#8221;da yapılan bir çalışmada yüzde 1 oranında bulunmuş. Bu peröni hastalığı, peniste şekilde bozukluğu, elektron sırasında ağrı, peniste ele gelen bir kitle ve cinsel fonksiyon bozukluğuyla karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Dediğim gibi Amerika&#8221;da oranı yüzde 1-2 arasında. Fakat İtalyanlar bir çalışma yaptılar. Peröni hastalığı oranını yüzde 7 buldular. Yani, Amerika&#8221;dan İtalya&#8221;ya gelinceye kadar oran 7 kat arttı. Peröni hastalığının sebebinde biraz vahşi seks dediğimiz sorun yatıyor. Yani, cinsel ilişkiyi biraz sert yaşayan erkeklerde, peniste küçük küçük travmalar oluşuyor. Ve ona bağlı olarak penisin içinde kanamalar oluşuyor ve penis bir şekilde o bölge taşlaşıyor, taşlaşma olduğu tarafa doğru dönüyor.</p>
<p>Türkiye&#8221;deki oranını bilmiyoruz ama İtalya&#8221;da yüzde 7 olduğuna göre bu oran, genelde Türkler Akdeniz ülkesi ve İtalyanla da biraz olsa da benzerler. O yüzden bu civarda olduğunu düşünüyorum. Bu grupta eğilim derecesi önemli. 40 derecenin üzerindeki eğrilikleri cerrahi olarak tedavi ediyoruz. Ve tedavi protokolümüz, bacaktan aldığımız bir damarı eğrilik bölgesine yamayarak, eğriliği ortadan kaldırmak.” </p>
<p>HEKİME BAŞVURMA SÜRESİ<br />
Kadın ve erkekler için bir değerlendirme yapan Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu, hekime başvurma zamanı ile ilgili bilgiler verdi: “Aslında Dünya Sağlık Örgütü&#8221;nün ve cinsel fonksiyon bozukluğuyla uğraşan derneklerin şeyi son derece açık. Altı aylık bir süreyle cinsel fonksiyon bozukluğu yaşayanlar, doktora başvurmalılar. Hatta bu süreyi iki aya kadar düşürme eğilimi var. Yani, iki aylık sürekli sebat eden bir cinsel fonksiyon bozukluğu yaşanıyorsa, mutlaka hekime başvurulmalı ve tedavi seçeneklerinin geniş bir yelpazede olduğu bilinmeli. Ve tıbbın hastanın emrine sunduğu bu tedavi seçeneklerinden mutlaka yararlanılmalı.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/cinsel-sorunlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Nasıl Mastürbasyon Yapar?</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/kadinlar-nasil-masturbasyon-yapar.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/kadinlar-nasil-masturbasyon-yapar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 14:31:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[mastürbasyon]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>
		<category><![CDATA[penis]]></category>
		<category><![CDATA[protez]]></category>
		<category><![CDATA[vibratör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1435</guid>
		<description><![CDATA[Kadınlar genellikle klitorislerini uyararak mastürbasyon yaparlar. Parmakların klitorisi küçük dairesel hareketlerle (genellikle orta ve işaret parmaklar)uyarması başlıca tekniklerden biridir. Orgazma yakın klitorisin tam üzerine yapılan basınç artar. Bazı kadınlar vaginaları içinde cinsel ilişkidekine benzer şekilde, uyarıcı bir kitlenin, cismin olmasını da isteyebilirler. Bu cisim genellikle diğer elin parmakları veya bu iş için özel olarak düzenlenmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadınlar genellikle klitorislerini uyararak mastürbasyon yaparlar. Parmakların klitorisi küçük dairesel hareketlerle (genellikle orta ve işaret parmaklar)uyarması başlıca tekniklerden biridir. Orgazma yakın klitorisin tam üzerine yapılan basınç artar. Bazı kadınlar vaginaları içinde cinsel ilişkidekine benzer şekilde, uyarıcı bir kitlenin, cismin olmasını da isteyebilirler. Bu cisim genellikle diğer elin parmakları veya bu iş için özel olarak düzenlenmiş protezlerdir (vibratör vb).</p>
<p>Kadınlar penisi andıran şekilleri nedeniyle bazı sebze ve meyveleri bu amaçla kullandıkları bilinmektedir ancak bu şekilde kirli,kırılabilir nesnelerin vajinal uyarı için kullanılması enfeksiyon ve yaralanmalara neden olabileceğinden önerilmez. En iyisi bu amaç için yapılmış vibratör ve protezlerin uygun temizlik yapılarak ve üreticinin önerisine göre (kayganlaştırıcılar ile m) kullanılmasıdır. Bazı kadınlarda orgazma ulaşmak kasıklarının veya meme uçlarının uyarılması (mastürbasyon ) ile bile mümkündür. </p>
<p>Kadınların çoğunluğu mastürbasyon için vibratör kullanmaktan hoşlanmaktadır. Günümüzde çok çeşitli seks ürünleri vardır. Cinsellikten duyulan zevk ve heyecan bu ürünleri deneme konusundaki çekingenliği hızla azaltmaktadır. Neyse ki çağımızda bu tip araçları temin etmek için pek çok kaliteli ve güvenilir şirketler mevcuttur. Bu tür şirket adreslerine özellikle ülkemizde internet aracılığı ulaşabilirsiniz. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/kadinlar-nasil-masturbasyon-yapar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar İlişkide Orgazm Olamıyor</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/kadinlar-iliskide-orgazm-olamiyor.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/kadinlar-iliskide-orgazm-olamiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 14:28:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[mastürbasyon]]></category>
		<category><![CDATA[menapoz]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1433</guid>
		<description><![CDATA[Yapılan bir araştırmada, kadınlar yalnız başına sekste, daha fazla tatmin olduğu ortaya çıktı..
İngiltere&#8221;de yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre;menapoza girmemiş ve aktif seks hayatı olan kadınlardan yüzde 56&#8242;&#8217;sı mastürbasyonla her seferinde orgazm olduğunu söylerken, sadece yüzde 24&#8221;ü partneriyle girdiği ilişkide orgazm olabildiğini itiraf etti.
Seks terapisti Doktor Jane Howard, “Ortada açık bir fark var ki bunun kadınlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan bir araştırmada, kadınlar yalnız başına sekste, daha fazla tatmin olduğu ortaya çıktı..</p>
<p>İngiltere&#8221;de yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre;menapoza girmemiş ve aktif seks hayatı olan kadınlardan yüzde 56&#8242;&#8217;sı mastürbasyonla her seferinde orgazm olduğunu söylerken, sadece yüzde 24&#8221;ü partneriyle girdiği ilişkide orgazm olabildiğini itiraf etti.</p>
<p>Seks terapisti Doktor Jane Howard, “Ortada açık bir fark var ki bunun kadınlardan çok erkekleri şaşırtacağını düşünüyorum” dedi. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/kadinlar-iliskide-orgazm-olamiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsel Görev</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/cinsel-gorev.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/cinsel-gorev.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 15:58:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel görev]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[sex]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1341</guid>
		<description><![CDATA[Kadının cinselliğinden yararlanmak kocanın hakkı olduğu gibi, erkeğin cinselliğinden yararlanmak da kadının hakkıdır. Erkek de bu hakka riayet etmediği takdirde günahkar olmuş olur.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
&#8220;Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları bir derece daha fazladır.&#8221;
(Bakara Suresi : 228)
Bu ayette bahsedilen bir derece, cinsellik konusunda değildir. Cinsellik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadının cinselliğinden yararlanmak kocanın hakkı olduğu gibi, erkeğin cinselliğinden yararlanmak da kadının hakkıdır. Erkek de bu hakka riayet etmediği takdirde günahkar olmuş olur.</p>
<p>Cenab-ı Hak buyuruyor:</p>
<p>&#8220;Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. Erkeklerin kadınlar üzerinde hakları bir derece daha fazladır.&#8221;<br />
(Bakara Suresi : 228)</p>
<p>Bu ayette bahsedilen bir derece, cinsellik konusunda değildir. Cinsellik konusunda erkek-kadın eşittir. Erkeğin bir derece daha haklı olduğu konu onun kadını gözetmesi, malını koruması, onu idare etmesi, ailenin yükünü çekmesi açısındandır.</p>
<p>Allah Resulu buyuruyor:</p>
<p>&#8220;Kadın kocasının izni olmadan (farz oruç dışında) oruç tutar da orucu sebebiyle kocasının arzularını karşılamaktan kaçınırsa Allah ona üç haram işin günahını yükler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kişi cinsel ilişkide karısını çağırdığı zaman karısı ocak başında yemek pişiriyorsa da kocasının davet cevap versin.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kişi karısını yatağa çağırdığı zaman (bir özrü olmadan) kadın gelmekten kaçınır, kocası da bu sebeple ona kırgın olarak gecelerse, melekler sabaha kadar o kadına lanet ederler.&#8221;</p>
<p>&#8220;Size cennetlik kadınları tanıtayım mı? Onlar bir hata ettikleri veya kocaları tarafından bir haksızlığz uğratıldıkları zaman kocalarına karşı: &#8220;Seni hoşnud etmedikçe uyumayacağım diyebilen kocalarına düşkün kadınlardır.&#8221;</p>
<p>&#8220;Kadın ocak başında olsa bile kocasının davetine icap etmelidir.&#8221;</p>
<p>Aynı şekilde kocanın cinselliğinden yararlanmakda kadını hakkıdır. Bu hakkını almasına yardımcı olmak da kocasının görevidir. Kocanın bu görevini yapmaması, onu suçlu ve günahkar yapar. (3) Hatta koca cinsel görevini yapamadığı zaman kadın mahkemeye başvurup boşanabilinir. bu hak erkeğe de verilmiştir.</p>
<p>Ancak cinsel hakka riayette kadın ile erkek arasında iki fark vardır:</p>
<p>1. Erkek, cinsel hakkını kadından hemen isteyebilirken, kadın bu hakkını hemen isteyememektedir. Erkek, azami dört ayda bir kadının cinsel hakkını vermek zorundadır.</p>
<p>2. Erkek, cinsel hakkını kadından bizzat isterken, kadın ancak mahkeme yoluyla isteyebilmektedir. Hastalık gibi önemli bir mazereti olmaksızın, sırf zarar ve eza vermek amacıyla karısı ile cinsel münasebette bulunmayan erkek hakkında karısı dava açabilir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/cinsel-gorev.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslama Göre Anal İlişki</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/islama-gore-anal-iliski.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/islama-gore-anal-iliski.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 15:49:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[anal ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki pozisyonları]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki pozisyonları]]></category>
		<category><![CDATA[İslama Göre Cinsel İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda Cinsel İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[islamda cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[livata]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1339</guid>
		<description><![CDATA[Kadına arka organdan temas ne şekilde olursa olsun kesinlikle haramdır. Şayet kadın bu işe razı olacak olursa, o da büyük günaha ortak olur. Eşler arası bile olsa anal ilişki, livata olarak adlandırılmış olup, yasaklanmıştır.
Cenab-ı Hak buyuruyor: 
&#8220;Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadına arka organdan temas ne şekilde olursa olsun kesinlikle haramdır. Şayet kadın bu işe razı olacak olursa, o da büyük günaha ortak olur. Eşler arası bile olsa anal ilişki, livata olarak adlandırılmış olup, yasaklanmıştır.<br />
Cenab-ı Hak buyuruyor: </p>
<p>&#8220;Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. İyice temizlendikleri zaman ise Allah&#8221;ın emrettiği yerden onlara varın, yaklaşın Şüphesiz ki Allah çok tövbe edenleri de sever, çok temizlenenleri de sever.&#8221;<br />
(Bakara,:222)<br />
&#8220;Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah&#8221;tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O&#8221;nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!&#8221;<br />
(Bakara,223)<br />
Cinsel ilişki çocuğun çıktığı yerden olmak şartıyla ister kadının yüzü dönük olsun size, isterse arkası, Cenab-ı Hak (C.C.) helal olan yere ekin tarlası diyor. Yani çocuk yetişen doğum olan yer, bunun dışında herhangi bir yerden varmak haramdır.</p>
<p>Allah Resulu buyuruyor:</p>
<p>Kadınlara arkadan varmayınız.</p>
<p>Kadınlara arkadan yaklaşana lanet edilmiştir.</p>
<p>Allah&#8221;ın size emrettiği yerden kadınlara yanaşın.<br />
Erkeğin cinsel organının sünnet kısmı kadının arka organına sokulmasıyla bu haram işlenmiş olur. Karısının tenasül uzvunu bırakıp da livata edenlere, şiddetli tazir lazım olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/islama-gore-anal-iliski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İslamda Cinsel İlişki</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/islamda-cinsel-iliski.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/islamda-cinsel-iliski.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 21:54:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[boşalma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki pozisyonları]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[ilişki pozisyonları]]></category>
		<category><![CDATA[İslama Göre Cinsel İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[İslamda Cinsel İlişki]]></category>
		<category><![CDATA[islamda cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1326</guid>
		<description><![CDATA[Başlangıç Safhası : Terketmek erkek için kabalık, kadın için eziyettir. Beş duyudanda faydalanmalıdır.
Görme 
-İlişki öncesi gözler cinsel hisleri tahrik edecek şeyleri görmeli.
-Vakit gece ise, fazla ışıklı olmaması, ışığın söndürülmesi veya ışığın az olması uygundur.
- Kadında veya erkekte ister giyinik ister çıplak olsun gözleri rahatsız edecek, az-çok soğukluk etkisi yapacak görüntüler olmamalı.
- Kadının -dışarıya değil erkeğine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlangıç Safhası : Terketmek erkek için kabalık, kadın için eziyettir. Beş duyudanda faydalanmalıdır.</p>
<p>Görme </p>
<p>-İlişki öncesi gözler cinsel hisleri tahrik edecek şeyleri görmeli.<br />
-Vakit gece ise, fazla ışıklı olmaması, ışığın söndürülmesi veya ışığın az olması uygundur.<br />
- Kadında veya erkekte ister giyinik ister çıplak olsun gözleri rahatsız edecek, az-çok soğukluk etkisi yapacak görüntüler olmamalı.<br />
- Kadının -dışarıya değil erkeğine karşı süslenmesi gerekir.</p>
<p>Duyma</p>
<p>-İlişki öncesinde can sıkıcı sözler olmamalı<br />
-Gönül alıcı fısıldaşmalar, tatlı bir sohbet en azından sevgi dolu birkaç söz.</p>
<p>Koklama</p>
<p>- Güzel kokular etkileyicidir. Bu inceliği bilen kadın, o anda güzel kokularla kokulanmayı da ihmâl etmez.<br />
- Bedenin temizliği ve hoş olmayan kokudan arınmış olması da yeterlidir.<br />
-Eşlerin temiz vücudlarından birbirine verdiği fıtrî ve tabii kokunun, başlı başına te&#8217;&#8217;sirli bir gücü vardır.<br />
- En çok rahatsız edici kokular, ağız kokusu ile ağır ter kokusudur.<br />
-Vücudda fazla ter toplayan koltukaltı ve kasık bölgeleri, haftada bir tıraş edilmeli ve yıkanmalıdır.</p>
<p>Tatma</p>
<p>-Dişler fırçalanmalı veya misvâklanmalıdır.<br />
- Ağızda soğan sarmısak veya sigara kokusu rahatsız edicidir.<br />
-İlişki başlangıcında ağız bölgesinin, dil ve dudaklar çevresinde yaptığı temaslar da, tatma hissinden gerekli zevki almaya yeterlidir..</p>
<p>Dokunma ve Okşama</p>
<p>-İlişkiye hazırlanmada &#8220;aşk oyunları&#8221; denilen en te&#8217;&#8217;sirli yöntem vücudun çeşitli yerlerine yapılan dokunma ve okşama işidir. Bunun için önce yeteri kadar soyunmuş olmalıdır.<br />
- Üst vücudda bir iç elbisesinden başkasını bırakmamak, hattâ vaziyete göre, yatak içinde soyunmuş olmak, ilişki zevkinin ziyâdesiyle yaşanmasını sağlar.<br />
- Dokunma ve okşama vazifesi, kadından çok erkeğe düşer.<br />
- Kadında omuz ve dizlerden mahrem yerlere kadar birçok bölge, okşanmaya karşı hassastır.<br />
-Temas ve taramalar, çevreden merkeze doğru kayarak, kadında asıl temâs için kuvvetli bir arzu belirinceye kadar devam etmelidir.</p>
<p>Cinsel Açıdan Duyarlı Bölgeler</p>
<p>Ağız ve Öpüşme</p>
<p>- Dudaklar, dil ve ağzın diğer bölümlerinde en az cinsel organlarda olduğu kadar cinsel duygu bulunmaktadır. Öpme ve öpüşme de ağız ve dudak çevresinin son derece duyarlı olmasından doğmuştur.<br />
-Hem cinsel beraberliği başlatır, hem de orgazma varmada önemli bir rol oynar.<br />
-Dudaklar ve dil, en duyarlı bölgelerdendir.<br />
-Özellikle alt dudakların ve dilin emilmesi, kadınlar için cinsel hazzı artırıcı etki uyandırır</p>
<p>Penis</p>
<p>Penisin çeşitli bölümleri arasında en duyarlı alanı penis ucudur.</p>
<p>Kulaklar</p>
<p>Özellikle kulak arkası ve ve kulak memesi çok duyarlı bölgelerdir.<br />
-Bir kez alışkanlık oluştuğunda kulak memeleri de salt elle dokunmaktan cinsel heyecan doruğuna yaklaştıran uyarımlar sağlar. Orgazma doğru giderken hafif hafif kulakları okşama ya da yalama bu etkiyi doğurur.</p>
<p>Klitoris</p>
<p>-Kadında klitoris penisin karşılığıdır. Cinsel heyecen sırasında klitoris büyür, sertleşir ve orgazm sırasında doyum noktasını oluşturabilir.<br />
- Kadında cinsel uyarılmaya yol açan en hassas bölgedir.<br />
-Kadın vücudunun en duyarlı noktası olduğu için, hafifçe okşamalıdır!</p>
<p>Küçük Dudaklar</p>
<p>Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya karşı son derece duyarlıdır.</p>
<p>Büyük Dudaklar</p>
<p>Erkeğin torbalarını andırır. Penis üzerinde uyarıcı etkisi vardır.</p>
<p>Göğüsler</p>
<p>-Kadınların meme uçları adeta birer klitoris görevi görür ve uyarılmaları kadına büyük haz verir. Buradaki sinir uçları vajina yöesindeki uyarım sistemiyle bağlantılıdır.<br />
-Aynı şekilde, memelerin koltuk altlarına doğru uzanan yan kısımları ile iki memenin ortası, bir de altlarındaki yuvarlıklar, hassas ve uyarıya açık bölgelerdir.<br />
- Göğüs uçlarının etkili biçimde okşanması ya da emilmesi, dölyolu çevresindeki salgı bezlerini harekete geçirerek dölyolunun ıslanmasını ve cinsel birleşmeye hazırlanmasını sağlar. Erkeklerde bu duyarlılık son derece düşüktür.<br />
Kalçalar</p>
<p>Erkekler bu bölgeye karşı özel bir cinsel duyarlılık gösterir.</p>
<p>Bacaklar</p>
<p>Bacakların iç bölgeleri cinsel uyarıya karşı kesin bir tepki gösterir.</p>
<p>Okşama Şekli</p>
<p>- İlişkiden önce, hassas bölgelerin hafif okşamalarla tahrik edilmesi gerekir.<br />
-Okşamaya, en hassas bölgelerden başlanmaz. Daha az hassas bölgelerden başlayarak, en hassas bölgelere, merkeze doğru kaydırılan yumuşak bir okşama idealdir.</p>
<p>İlişki Safhası</p>
<p>Şehvet hislerinin iyice uyanmasıyla, kadının mahrem bölgesinde birleşmeyi kolaylaştırıcı mezi denilen sıvı çıkar.<br />
Kadın o anda cinsî his bakımından zayıf olur veya yeterince tahrîk edilmemiş bulunursa, böyle bir sıvı görülmez.<br />
Eşler, arzu ettikleri temas şeklini tercih ederler.<br />
Temas safhasında en mühim mes&#8221;ele, erkeğin acele etmemesidir.<br />
Erkek, zaman zaman duraklamalar ve ihtiyatlı tavırlarıyla, sondaki &#8221; orgazm &#8221; durumuna gelmeyi geciktirmeli, bu noktada kadınla beraberliği sağlamaya çalışmalıdır. Esas itibariyle birleşmenin sorumluluğu da erkeğe düşer .<br />
Erkek, birleşmeye doğru yönelirken, kadının bunu anlayacağını sağlayacak hareketler yaparak onu hazırlamalı, aynı zamanda da, yavaş hareketlerde bulunarak &#8220;birleşme&#8221; durumuna geçmelidir.<br />
Birleşme sırasında da, kararlı ama yumuşak olmaya çalışmalı, tedricen yaklaşmalı, başlangıçtaki yavaş hareketlerin temposunu yavaş yavaş artırmalıdır.<br />
Yeterli ön hazırlık ve aşk oyunları izlenince, uygun bir birleşme, birleşmenin en önemli noktası olan &#8220;birleşmede orgazm&#8221; veya &#8220;aynı anda orgazm&#8221; denen sonucu sağlar.<br />
Orgazmın verdiği yorgunluk ve &#8220;uyuşukluk&#8221; içinde, çok yavaş hareketlerle öpüşme ve okşamaları sürdürmek, bu arada da hafif ve müşfik bazı sözler söylemek, eşler için hem orgazmın tam doyumuna vardırıcı, hem de onları rahatlatıcı olur.<br />
Cinsi ilişkinin baştan sona normal bir bütün hâlinde, onbeş-yirmi dakika sürmesine ihtiyaç vardır . Bu müddet, duruma göre uzayıp kısalabilir.<br />
Boşanmadan sonra erkek, hemen çekilmemeli, bir müddet daha kadınla berâber kalmalıdır.<br />
Orgazmdan sonra genel olarak erkekler, baştakine benzer bir sevgi ve ilgi göstermeyi ihmâl ederler. Kadın ise bu ândan sonra da, sevgi kucağında bir miktar daha eğlenmeyi arzular. Bu kısa bekleşmenin ihmâli, kadının canını sıkar. Erkek, eşinin bu ândaki haklı arzusunu da ondan esirgememelidir.<br />
Son safha daki bu tabiî arzuya cevap vermek için, yerine göre bir kendine çekiş, kucaklayış, bir bûse ve okşayış da kâfi gelebilir.<br />
Pozisyonlar </p>
<p>-Evlilik hayatı boyunca cinsî münâsbetlerin, şeklen değişmeyen bir vaziyette devam etmesi bıkkınlığa sebeb olabilir. Bunun içindir ki, zaman zaman farklı şekil ve vaziyetleri kullanmaya ihtiyaç görülür.<br />
- Zamanla değişen lüzum ve ihtiyaca göre, kadına zahmet vermeden daha uygun vaziyetler seçmek, (sırtüstü, yanüstü, dizüstü çeşitli haller) eşlerin tercihine kalmıştır.<br />
-Genel tercîhler kadın altta yüzyüze ve malûm vaziyette olmakla beraber -döl yolundan olmak şartıyle- çeşitli şekiller mümkün ve meşrûdur.<br />
-Birincisinde kadın sırt üstü yatar, erkek kadına yüzü dönük olarak üstten yaklaşır. En uygun olanı budur.<br />
-İkinci pozisyonda ise, kadın üstte olur ve serbestçe hareket ederek cinsî temasta motor rol oynayabilir.<br />
- Orgazma, boşalmaya yakın pozisyon değiştirmek iyi olur.<br />
-Boşalma anında kadının üste olması her ikisine de sıkıntı verir.<br />
-Boşalma esnasında kadının altta erkeğin üste olup, boşalmadan sonra bir müddet o halde kalmaları eşleri rahatlatır. Fakat bütün ağırlık kadının üzerine verilirse, rahat olması gereken hassas bir zamanda kadına sıkıntı verilmiş olur. Bunun için erkeğin diz ve dirsekler ile yataktan destek alıp yükünü hafifletmesi gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/islamda-cinsel-iliski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cinsellikte Yanlış Bilgiler</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/cinsellikte-yanlis-bilgiler.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/cinsellikte-yanlis-bilgiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2010 21:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>
		<category><![CDATA[seks]]></category>
		<category><![CDATA[sex]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1324</guid>
		<description><![CDATA[Malum, hemen her konuda insanoğlu kavram kargaşalarıyla boğuşuyor. Fakat, en çok da cinsellilk konusunda kavram kargaşalarına yeniliyoruz. İşte, Türk insanının cinsellik konusunda doğru olarak bildiği 32 yanlış!
1)  Erkeklerde cinsel organın boyutu, cinsel gücün göstergesidir.   
2)  Büyük erkek cinsel organı, cinsel ilişki sırasında kadının daha çok uyarılmasını sağlar.
3)  Erkeklerde cinsellik, ergenlik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Malum, hemen her konuda insanoğlu kavram kargaşalarıyla boğuşuyor. Fakat, en çok da cinsellilk konusunda kavram kargaşalarına yeniliyoruz. İşte, Türk insanının cinsellik konusunda doğru olarak bildiği 32 yanlış!</p>
<p>1)  Erkeklerde cinsel organın boyutu, cinsel gücün göstergesidir.   </p>
<p>2)  Büyük erkek cinsel organı, cinsel ilişki sırasında kadının daha çok uyarılmasını sağlar.</p>
<p>3)  Erkeklerde cinsellik, ergenlik döneminde en yüksek noktasına ulaşır. Yirmili yaşlardan sonra cinsel ilgi, istek ve cinsel ilişkiden alınan haz giderek azalır.</p>
<p>4)  Erkekler cinsel ilişkide yalnız cinsel birleşme ve orgazm ile ilgilidir. Duygusallık ve haz alma çoğunlukla kadınlarda görülür.</p>
<p>5)  Erkeklerde çabuk boşalma, erkekliğin göstergesidir.</p>
<p>6)  Cinsel ilişkinin başlangıcında sertleşme (ereksiyon) güçlüğü olursa, büyük olasılıkla iktidarsızlık gelişecektir.</p>
<p>7) İlk cinsel birleşmede başarılı olunması, sonraki cinsel yaşam boyunca da başarılı olunacağının göstergesidir.</p>
<p> <img src='http://www.gulyeri.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Mastürbasyonun cinsel güce zarar verici etkisi olabilir.</p>
<p>9) Oral seks, olgunlaşmamışlığın göstergesidir ve güvensizdir.</p>
<p>10) Erkek ve kadının cinsel ilgileri ve sorumlulukları temel olarak farklıdır. Erkek cinsel ilişkinin sorumluluğunu üstlenmek ve yönetmek zorundadır.</p>
<p>11) Başka şeylerde olduğu gibi cinsellikte de başarıya ulaşmak çok önemlidir.</p>
<p>12) Sevişme sırasında fantezi kurmak yanlıştır. Fantezileri olan erkekler eşcinsel olmaya eğilimlidirler.</p>
<p>13) Eşcinsellik, bir akıl hastalığı çeşididir.</p>
<p>14) Cinsel birleşme için en doğal pozisyon erkeğin üstte olduğu pozisyondur.</p>
<p>15) Sağlıklı ve uyumlu bir erkeğin hiçbir durumda cinsel performansı bozulmaz. Erkek cinsel ilişkiyi her zaman ister ve buna her zaman hazırdır.</p>
<p>16) Sevişmeyi başlatan kadın ahlaksızdır.</p>
<p>17) Sevişme her zaman doğal ve kendiliğinden olmalıdır, sevişme hakkında konuşmak ve düşünmek onu bozar.</p>
<p>18) İstenmeyen gebelikleri önlemek, yalnız kadının sorumluluğundadır.</p>
<p>19) Sertleşme (ereksiyon), hemen daima cinsel arzu ve uyarılmanın işaretidir.</p>
<p>20) Cinsel ilişki, cinsel birleşme demektir.</p>
<p>21) Tüm fiziksel yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle bitmelidir.</p>
<p>22) Her erkek, her kadına nasıl zevk vereceğini bilmelidir.</p>
<p>23) İyi bir sevgili (eş), hemen her cinsel birleşmelerinde partnerine orgazm yaşatabilmelidir.</p>
<p>24) Eşler birbirini sevdikleri takdirde sevişmekten nasıl zevk alabileceklerini de bilirler.</p>
<p>25) Erkeğin penisinde sertleşmenin kaybı eşini çekici bulmadığı anlamına gelir.</p>
<p>26) Bazı erkekler doğuştan iyi sevişirler. Bazıları ise cinsel bilgilerini ve cinsel becerilerini ne kadar artırırlarsa artırsınlar onlarla kıyaslanacak bir performansa erişemezler.</p>
<p>27) Bir çift için, «aynı anda orgazm » gerçekleştirilmesi gereken en önemli amaç olmalıdır.</p>
<p>28) Normal bir çift için, cinsel ilişkinin sıklığı, yirmili ve otuzlu yaşlar için haftada en az  4 olmalıdır. Daha azı düşük cinsel dürtünün göstergesidir.</p>
<p>29) Menstruasyon (adet dönemi) ve gebelik dönemlerinde cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.</p>
<p>30) Kalp krizi ya da inme geçiren erkekler cinsel ilişkiden kaçınmalıdır.</p>
<p>31) Erişkinliğe ulaşan erkekler, fantezi ve masturbasyona karşı olan ilgilerini kaybederler.</p>
<p>32) Erkeklik hormonu almak, cinsel gücü tümüyle artırır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/cinsellikte-yanlis-bilgiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
