<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>görüntülü sohbet ve chat sistemleri &#187; cinsel ilişki</title>
	<atom:link href="http://www.gulyeri.com/etiket/cinsel-iliski/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.gulyeri.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Mar 2010 16:02:25 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Petting ve Riski</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/petting-ve-riski.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/petting-ve-riski.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 22:14:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel birleşme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[petting]]></category>
		<category><![CDATA[uyarma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1792</guid>
		<description><![CDATA[Amerikan gençliğinin petting veya necking adı verdikleri yöntem, gittikçe gençlik arasında yayılmaktadır. Bu, delikanlılar ve genç kızlar arasındaki cinsel birleşime varmayan, fiziksel temastır. Bu sırada karşı cins görüldüğü için pettingin autoerotizm kadar zararlı olmadığı ileri sürülür. Hatta, evliliğe hazırlanmaları için genç çiftlere önerilir bile. 
Bu gibi evlilik öncesi cinsel oyunların savunucuları, pettingin taşan gençlik enerjisini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikan gençliğinin petting veya necking adı verdikleri yöntem, gittikçe gençlik arasında yayılmaktadır. Bu, delikanlılar ve genç kızlar arasındaki cinsel birleşime varmayan, fiziksel temastır. Bu sırada karşı cins görüldüğü için pettingin autoerotizm kadar zararlı olmadığı ileri sürülür. Hatta, evliliğe hazırlanmaları için genç çiftlere önerilir bile. </p>
<p>Bu gibi evlilik öncesi cinsel oyunların savunucuları, pettingin taşan gençlik enerjisini dengeli durumda tutmak için autoerotizmden daha yararlı olduğunu ileri sürmekte ve sonunda kızların bakireliklerine zarar gelmeyeceği görüşünü benimsemektedirler. </p>
<p>Ben, pettingin karşısındayım. </p>
<p>Pettingin çeşitli türleri vardır, ilişki normal olarak başlayabilir, fakat bir kez karşı cinsle bedensel temas olursa, erkek elinde olmadan daha cesurca sevişme yollarını arar, kadın ise gitgide kendi üzerindeki kontrolünü yitirir, günün birinde kendini tutamaması hemen hemen kaçınılmaz bir durumdur. Her iki eş, adım adım ilerler ve cinsel birleşime çok yaklaşan bir noktaya varır. Kendi kendilerini gitgide uyarmaktadırlar. Petting noktasına vardıkları zaman, delikanlı ve genç kızlara öpüşmek, basit sarılmalar yetmemeye başlar. </p>
<p>Bunlar öpüşürler ve birbirlerinin vücutlarındaki erojen bölgeleri okşarlar. Yani birleşim tamamlanmadan, göğüsler ve cinsel organlar uyarılır. Cinsel temas konusunda deneyleri olmayan, evlenmemiş genç insanlar, çoğu kez ağız yoluyla uyarmadan kaçınır ve cinsel organlara dıştan dokunmakla yetinir. </p>
<p>Genellikle delikanlı, kızın cinsel organlarını parmaklarıyla uyarır. Buna karşın kızlar elle uyarmak yöntemini pek fazla uygulamaz. Kız, bundan ve ağız yoluyla uyarmadan, erkeğin tersine tatmin olamaz, içinde bunlara karşı psikolojik direnme oluşur. Genç kız ancak cinsel temasa alıştıktan sonra, ağız ve parmak uyarmalarını fazla diretmeden kabullenir. </p>
<p>Aslında petting sağlığa zararlı değildir, fakat temasa gidiş süresini kısaltır. Delikanlı bir kızla petting ilişkilerini ne kadar uzun sürdürürse, kendine hakim olması, genç kızdan daha zorlaşacaktır. Ancak çok kuvvetli irade, erkeği ve kızı sınırı aşmaktan alıkoyacaktır. </p>
<p>Pettingin ilerki evlilik yaşamının daha iyi olmasında rolü yoktur. Bunun önemi sadece uyarıcı ön oyunları başkalarından daha önce öğrenmiş olmalarıdır. Bu gibi cinsel bilgiler, kolayca öğrenilebilir, fakat bizzat yaşamak yerine kitaplardan öğrenmek daha iyidir. </p>
<p>&#8220;Ateşli&#8221; petting konusunda birkaç söz daha söylemek gerekir; her iki eş de birbirlerine gitgide alıştıkları için, gün geçtikçe petting, uyarıcılığından yitirir. Eşler gittikçe daha kuvvetli uyarılma yollarını arar ve sonunda cinsel ilişkiye kadar gider. Yeni sevgiliyle bu hedefe daha çabuk ulaşılır. Delikanlılar ve özellikle genç kızlar, &#8220;kuvvetli&#8221; pettingi evlendikten sonraki yaşamlarına saklamaları gerektiğini bilmelidir. Sevginin soylu olanaklarını bir kenara atmakla, sadece zevki ön plana getirmekle, ilerdeki evlilik yaşamı için hiç de hoş olmayacak bir deney elde etmiş olurlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/petting-ve-riski.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evlilik ve Üreme</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/evlilik-ve-ureme.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/evlilik-ve-ureme.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 22:07:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[döllenme]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[üreme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1788</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde evlilik yalnızca üremek amacını gerçekleştirmek için kurulan bir düzen değildir. Bu daha çok karşılıklı sevgiyi göstermenin bir yoludur. 
Bugün bile bazı din ve ahlak hocaları, bu şekil cinsel ilişkinin, evliliğin kutsallığını zedelediğini ileri sürmektedir. Fakat nasıl bir uzay roketi, uzayın kutsallığını zedelemezse, üreme amacını gütmeyen cinse! ilişki de evliliğin kutsallığını lekelemez, bu yeni bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde evlilik yalnızca üremek amacını gerçekleştirmek için kurulan bir düzen değildir. Bu daha çok karşılıklı sevgiyi göstermenin bir yoludur. </p>
<p>Bugün bile bazı din ve ahlak hocaları, bu şekil cinsel ilişkinin, evliliğin kutsallığını zedelediğini ileri sürmektedir. Fakat nasıl bir uzay roketi, uzayın kutsallığını zedelemezse, üreme amacını gütmeyen cinse! ilişki de evliliğin kutsallığını lekelemez, bu yeni bir doğal bölgenin elde edilmesidir.</p>
<p>Böyle saçma tabular yüzünden ne kadar çok kadın ve erkeğin ruhsal bunalım geçirdiklerini yalnızca doktorlar bilir. </p>
<p>İnsanların hayvanlar gibi sınırlı cinsel zamanları yoktur. Onları, cinsel yaşama uyaran ruhsal nedenlerdir. Üremeyi düşünmeden cinsel birleşimde bulunmak çok doğaldır. Bunu yasaklamak doğaya aykırıdır, hatta zararlıdır. Böyle bir yasağa uymak ise hemen hemen olanaksızdır.</p>
<p>Birleşimi sadece üremek için bir araç olarak gören çok az aile vardır. Evlenmenin kendisi de sadece üremeye hizmet etmez. Bu, birlikte yasamak isteğinden doğar. </p>
<p>Üremek, evliliğin bir yan belirtisidir. Günümüz insanı, cinsel ilişkide sevginin en yüksek belirtisini görür. Bu arada çocuk sahibi olmayı istemek çok doğaldır ve sevgi ne kadar fazla olursa, o kadar çabuk çocuk sahibi olmak istenebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/evlilik-ve-ureme.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Prezervatif ve Kullanımı</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/prezervatif-ve-kullanimi.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/prezervatif-ve-kullanimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 23:20:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel uyarılma]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>
		<category><![CDATA[prezervatif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1679</guid>
		<description><![CDATA[PREZERVATİF 
Prezervatif, penisi cinsel ilişki sırasında örtmek için kullanılan ince lastikten silindir şeklinde bir kılıftır. Çok güvenilir bir yöntemdir, fakat bu konuda hatalı görüşleri olan bazı erkekler tarafından reddedilir. Gerçekten de prezervatif kadar yaygın, fakat onun kadar yanlış anlaşılan başka bir yöntem daha yoktur. 
PREZERVATİF VE CİNSEL UYARILMA 
Birçok erkek, prezervatifin, kadının duygularını azalttığını ileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>PREZERVATİF </p>
<p>Prezervatif, penisi cinsel ilişki sırasında örtmek için kullanılan ince lastikten silindir şeklinde bir kılıftır. Çok güvenilir bir yöntemdir, fakat bu konuda hatalı görüşleri olan bazı erkekler tarafından reddedilir. Gerçekten de prezervatif kadar yaygın, fakat onun kadar yanlış anlaşılan başka bir yöntem daha yoktur. </p>
<p>PREZERVATİF VE CİNSEL UYARILMA </p>
<p>Birçok erkek, prezervatifin, kadının duygularını azalttığını ileri sürmektedir. Bu doğal bir şeydir. Çünkü ne kadar ince olursa olsun, doğrudan doğruya teması önler. Gerçekte ise, bölgesel uyarılma açısından prezervatif kullanıp kullanılmamasının bir ayrımı yoktur. Kadın gözleri bağlı olarak ilişkide bulunduğunda, penisin oluşturduğu uyarılma ile prezervatifin kullanıldığı zamanki uyarılmayı ayırdedemez. </p>
<p>Fakat niçin bazı erkekler cinsel heyecanlarının azaldığından ya da prezervatif iktidarsızlığından söz ederler? Cinsel uyarılma, beynin bunu nasıl kaydettiğine bağlıdır. </p>
<p>Buraya birkaç olay alıyoruz: Prezervatif görünüşe göre incedir. Fakat belki de gerçekte ince değildir. Bazı erkekler şöyle söyler: &#8220;Pahalı prezervatifler o kadar ince oluyor ki, insan bunların varlığın bile duyumsamıyor. Oysa ki ucuzları kalın ve kötü oluyor.&#8221; Aslında fiyat ne kadar yükselirse, prezervatif o kadar saydamlaşır, ince görünüşlü olur ve yumuşaktır. </p>
<p>Çoğu kez, prezervatifin ne kadar pahalıysa o kadar ince olduğuna inanılır. Oysa ki bu sadece gözün aldanmasıdır. Ayrım yalnız saydamlıktadır. </p>
<p>Prezervatif, kauçuk ağacının süte benzer özsuyundan elde edilir; kalitesi fiyatına göre değişmez. Fiyattaki fazlalığın nedeni, saydam duruma getirmenin daha pahalı bir işlem oluşundandır. </p>
<p>Bir prezervatif alın, bunu yuvarlayarak açın ve boyunu ölçün. Bu ortalama 19 cm. uzunlukta (2 cm kadar uzunluktaki uç kısmı dahil) ve aşağı yukarı bir gram ağırlıkta olmalıdır. Halen sağlık bakanlığı, prezervatiflerin en az bir gram ağırlıkta yapılmalarını şart koşmaktadır. 35 mm çapında ve 19 cm uzunluktaki bir prezervatifin kalınlığı 0,35 mm.dir. </p>
<p>Bundan daha ince bir prezervatif sadece daha fazla esnek olmakla kalmayacak, aynı zamanda kolayca da yırtılabilecektir. Üstelik uyarıcı etkisi bakımından biraz daha kalın prezervatiflerden pek farklı olmayacaktır. Tek ayrım, standart kalınlık içinde olanaklı olduğu kadar saydam duruma getirilmesindedir. </p>
<p>Kadınların yanlış inançları: Prezervatif tam geldiği takdirde cinsel uyarılmada bir ayrım duyumsanmazmış. Bununla birlikte bazı kadınlar, erkeğin boşalmasını &#8220;duyumsayamadıklarını&#8221; söylemekte ve bundan yakınmaktadır. Ayrıca, prezervatif kullanılmadığında vaginanın boşalma sırasında ısındığını ve ıslandığını ileri sürmekteler. </p>
<p>Gerçekte ise rahim ağzı, ısının oluşturduğu zevk veya acı duygusunu duyumsamaz. Rahim ağzı acı duyulmadan yanabilir veya bıçakla kesilebilir. Penisin çarpmasının oluşturduğu sarsıntı, rahim tarafından iletilir ve çarpma hissi karın zarında duyulur. Buna karşılık vaginanın sümüksü tabakası ısıya ve uyarılara karşı duyarlıdır.</p>
<p>Demek oluyor ki, boşalma sırasında bir şeyler duyumsanabilir. Fakat bu his, rahim ağzında duyulmaz. Meninin sıcaklığını ve ıslaklığını duyduğunu söylemek, olayı abartmak olur. Zira vagina içi de aynı şekilde ıslak ve sıcaktır. Burada boşalan meni ölçüsünden de daha fazla kaygan sıvı mevcuttur. </p>
<p>Orgazma yaklaştıkça penis kan birikmesi sonucu genişler. Böylece penisin sıcaklığı, boşalan meniden daha yüksek olur. Aynı anda kadında da benzeri bir belirti oluşur ve kan birikmesi olur. Penisin birdenbire genişlemesi, bu olayı çabuklaştırır ve vagina da penis ile aynı ısı derecesine gelir. Sürtünme ısı duygusunu kuvvetlendirir ve artırır. </p>
<p>Erkeğin boşalma olayından önce, kadının Bartholin salgı bezleri tarafından salgılanan kaygan sıvısı, kadının heyecanı oranında artar. Bu değişik etkiler sonucu kadın, içinde nemlilik duyumsar ve çoğu kez meninin prezervatifin içinde kalması ya da kalmaması değişiklik yaratmaz. Her iki durumda da kadın, en küçük bir ayrım duyumsamayacaktır. Zira o da bu sırada orgazma yaklaşmaktadır. Prezervatiften hoşlanmayan bu gibi kadınlar, kendileri ve cinsel ilişkinin yapısı hakkında bir bilgiye sahip değildir. </p>
<p>PREZERVATİF NASIL SEÇİLİR? </p>
<p>Kaliteli markalar yeğ tutulmalı, kalitesiz, standart olmayan prezervatiflerden kaçınılmalıdır. Mühürlü paketler ve kutular halinde piyasada satılan prezervatifler, yapım tarihinden itibaren üç yıl süreyle güvenle kullanılabilir. Pahalı prezervatiflerin mutlaka ince olmaları gerekmez; sadece bunların ince görünüşlü olmaları gerekir. Parası olan ya da gözle uyarılmadan hoşlanan kimseler, pahalı prezervatifleri satın alabilir. Çünkü bu konuda göz etkeni küçümsenemez. Fakat şundan emin olunmalıdır ki, pahalı ve ucuz prezervatifler arasında uyarma etkisi bakımından hiç bir ayrım yoktur. </p>
<p>PREZERVATİFLER NASIL KONTROL EDİLİR? </p>
<p>Prezervatiflerde bulunması olanaklı çok küçük delikleri saptamak için, çeşitli yöntemler önerilir. Prezervatif cinsel birleşimden hemen önce kontrol edilmemelidir. Prezervatiflerden nefret eden bir kadın şunları söylüyor: &#8220;Kocam, prezervatifleri kontrol etmek için içlerine sigara dumanı üfler. Bu manzarayı gördüğüm zaman, bir anda bütün duygularım yok oluyor.&#8221; Bu doğal bir şeydir. </p>
<p>Cinsel birleşimden önceki atmosfer, biraz sonraki birleşim üzerinde büyük rol oynar. Onun için her iki eş de, cesaret kırıcı bir atmosfer yaratmaktan kaçınmalıdır. Erkek, prezervatifi kontrol etmek isterse, bütün kutuyu, kullanmadan önce denemelidir. Prezervatifin içine sigara dumanı üflemek, en yaygın kontrol yöntemidir, fakat bu yöntem önerilmez. Kullanmadan çok önce birkaç prezervatif bu şekilde kontrol edilirse, bunlar, kullanılacağı tarihe kadar kolayca kalitelerinden yitirebilirler. </p>
<p>Küçük delikler genellikle prezervatifin esas kısmıyla meninin toplandığı uç kısım arasında, ender olarak da alt kısımlarda görülür. Bütün prezervatifi açmak ve bunun alt kısımlarını kontrol etmek gerekmez. Prezervatif siyah bir kağıdın üzerine konursa, kontrol daha kolaylaşır. </p>
<p>OLASI YANLIŞLARA KARŞI ALINACAK ÖNLEMLER </p>
<p>Hayret edilecek kadar çok sayıda erkek, prezervatifin doğru olarak nasıl kullanıldığını bilmemektedir. Onun için zevk duygularının azalmasından ve doğum kontrolünde başarısız kalmalarından yakınmaktadırlar. </p>
<p>Cinsel ilişki sırasında prezervatifin takılışı: </p>
<p>Boşalmadan önce de biraz meni, penisin ucundan çıkabilir. Üstüste iki kez birleşimde bulunulduğunda, ikincisinde, birinci birleşimden kalan spermler, gebe kalmak tehlikesi oluşturabilir. Erkek, her birleşimden sonra idrara çıktığı ve organını iyice yıkadığı takdirde, bu tehlike çok azalır. Meni sıvısının, kaygan sıvıdan ayırdedilmesi gerekir. Kaygan sıvı, penisin baş kısmını, cinsel ilişki sırasında kaygan duruma getirmeye yarar. Bu sıvıda sperm yoktur. </p>
<p>Yeni evli bir erkek, oldukça kısa zamanda boşalabilir. Fakat daha sonraları boşalması için daha fazla zamanın geçmesi gerekecektir. Deney ile, prezervatifi ne zaman takması gerektiğini kendiliğinden bulacaktır. </p>
<p>Bu sırada penis, vaginada Bartholin ve diğer salgı bezleri tarafından salgılanan kaygan sıvı ile yeteri kadar nemlenmiştir. Prezervatifi nemli penis üzerine geçirmek, kuru durumdaki penisten çok daha kolaydır. </p>
<p>Kadının salgıladığı sıvı yetersizse, erkek, krem gibi başka yardımcı maddelere başvurmalıdır. Fakat kadının salgıladığı sıvının az oluşu, erkeğin suçudur. Vagina daha yeteri kadar kayganlaşmadan prezervatif takılırsa, erkek hoş olmayan bir sürtünme duyumsayacaktır. Çünkü penis ile prezervatif birbirine uyum sağlayamamıştır. Bu durumda kadın acı duyabilir. </p>
<p>Prezervatif penise uyum sağlamalıdır. Erkeğin ve kadının cinsel organlarının, kişiden kişiye ayrım göstermediği inancı doğru değildir. Boy ve kalınlık açısından farklar vardır. Onun için, bir kişinin penisine iyice uyum sağlayan bir prezervatif, başka bir kişiye bol gelebilir. </p>
<p>Birçok erkek, prezervatifin cinsel ilişki sırasında kayıp, çıktığından yakınır. Bu durum, prezervatifin alt kısmı çevresine bir iplik bağlanırsa ortadan kalkar. Bu iplik sadece prezervatifin kaymasını önlemeyecek, uyarılmayı da artıracaktır. İpliğin düğümü yukarı atılırsa, ayrıca bızır da uyarılmış olur. </p>
<p>Prezervatifin bağlanmasıyla penis, meninin dışarı taşması tehlikesi olmadan vagina içinde daha uzun zaman bırakılabilir. Son zamanlarda piyasada değişik türlerde prezervatifler satılmaktadır. Bunlardan bazılarının uç kısmı büyüktür. Bazılarının ise ucunda kayganlaştırıcı bir madde vardır. </p>
<p>PREZERVATİF NASIL TAKILIR? </p>
<p>Esas sorun, uç kısımda hava kalmamasıdır. Bunu sağlamak için önce prezervatifin uç kısmına bastırıp, içerdeki hava dışarı çıkarılır, ondan sonra prezervatif penise takılır, yuvarlanarak açılır. Ya da prezervatif, uç kısmı içeri doğru üflendikten sonra penise geçirilir ve yuvarlayarak açılır. Bu işlem için daha fazla zaman gerektiğinden, prezervatifin ucunun önceden üfleyerek hazır durumda bekletilmesi önerilir. </p>
<p>Sperm öldürücü jöle ile birlikte kullanıldığında, prezervatif daha güvenilir duruma gelir; aynı zamanda penisin prezervatife daha iyi uyum sağlamasını da sağlar. Prezervatiflerin penislerine iyi uyum sağlamadığından yakman ya da prezervatifi cinsel temasın başından itibaren takmakta direnen erkeklere, bunu takmadan önce penislerine yukardan aşağı kadar jöle sürmeleri önerilir.</p>
<p>Kadının salgıladığı kaygan sıvı az orandaysa, ince bir tabaka jöle de dış yüze sürülmelidir. Güvenlik önlemi olarak bolca bir miktar jöle kadının sidik borusu ağzına sürülebilir. Bütün bu önlemlerden sonra vagina içine de jöle sürüp, güvenceyi artırmanın gereği yoktur. </p>
<p>Bazen dikkatsiz bir erkek, penisi dışarı çekip, prezervatifi vagina içinde bırakabilir. Bu yüzden, prezervatifin kaymaması için, dışarı çekilirken penisin kök kısmının prezervatifle birlikte tutulması gerekir. Bu sırada meninin dışarı taşmamasına son derece dikkat edilmelidir. </p>
<p>Penisi birleşme durumunda uzun süre tutabilmek amacıyla kadın, bacaklarını birbirine yapıştırmalıdır. Kadının orgazmı daha uzun sürdüğü için, penis küçüldükten sonra da vaginada irade dışı kısalmalar devam eder. Onun için meni viganaya akmasın diye kadın bacaklarını birleştirmelidir. Böylece penisin küçülmesi de bir süre geciktirilecektir. </p>
<p>Erkek ve kadın cinsel ilişkiden sonra değişik bez ve süngerlerle temizlenmelidirler. Aksi durumda vaginaya spermler girebilir ve prezervatif kullanıldığı halde, istenmeden gebe kalınabilir. </p>
<p>PREZERVATİFİN SAKLANIŞI </p>
<p>Kullanılmış prezervatifin açık kısmı, meninin akmasını önlemek için iki tarafından sıkıştırılır, sonra kağıda sarılıp çöp tenekesine atılır. Fakat bunu tuvalete atıp, üzerine sifonu çekmek doğru değildir. Çünkü bu şekilde, borular tıkanabilir. Bir kez kullanılmış prezervatif, bir daha kullanılmamalıdır. </p>
<p>PREZERVATİFİN AVANTAJLARI </p>
<p>Kadın açısından prezervatifin büyük avantajları vardır: Kadın, dinsel ilişkiden sonra erkeğe sarılmış durumda uykuya dalabilir. Prezervatif kullanılmadığı takdirde, kadının yıkanmak için tuvalete kalkması gerekecek, böylece mutluluk duygusu yarıda kesilmiş olacaktır. </p>
<p>PREZERVATİFİN YARATTIĞI İKTİDARSIZLIK </p>
<p>Birçok erkeğin prezervatif taktıkları zaman penisleri sertleşmez. Bunun nedenlerinin bir bölümü psikolojiktir, bir bölümü de, o erkekler beceriksiz olduğu içindir. Prezervatifin ne olduğunu gayet iyi bilmek ve kullanmasını öğrenmek gerekir. </p>
<p>Bazı erkekler de, prezervatifin kadının hislerinde azalma oluşturup, oluşturmayacağına kafa yorar. Kadın, prezervatifi eleştirip, bunun kullanılmasına yanaşmamakla hatalı davranışta bulunmuş olur. Kadında ve erkekte yeteri kadar salgılanma olduğu sürece, aradaki fark duyumsanmayacaktır. </p>
<p>Erkeğin prezervatifi kendisinin takması gerekmez. Erkeğin bu konuda kompleksleri varsa, kadın bunun takılışında şefkatle yardımcı olur. Bu, uyarılmayı artıracak ve prezervatiften nefret eden erkeğin penisinin küçülmesini önleyecektir. Bu gerçek de, cinsel ilişkiler konusunda ruhsal etkenlerin önemini göstermek bakımından ilgi çekicidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/prezervatif-ve-kullanimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyaframla İlgili Merak Edilenler</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/diyaframla-ilgili-merak-edilenler.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/diyaframla-ilgili-merak-edilenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Feb 2010 23:11:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[diyafram]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[prezervatif]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1677</guid>
		<description><![CDATA[Doğum kontrolü konusunda bazı danışmanlar, prezervatife değer vermeyip, diyaframı önermektedir. Ben, onlarla aynı düşüncede değilim. Diyaframın kullanılmasını ikinci derecede önermekteyim. Prezervatife alışamayan erkekler, bunun nedenini aramalı ve prezervatife alışmak için ellerinden geleni yapmalıdır. Diyaframa ancak son çözüm olarak başvurulmalıdır. 
DİYAFRAM VE CİNSEL DUYULAR 
Rahim ağzı diyaframı, çoğunlukla üzerine prezervatifinkinden daha kalın bir tabaka lastik geçmiş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum kontrolü konusunda bazı danışmanlar, prezervatife değer vermeyip, diyaframı önermektedir. Ben, onlarla aynı düşüncede değilim. Diyaframın kullanılmasını ikinci derecede önermekteyim. Prezervatife alışamayan erkekler, bunun nedenini aramalı ve prezervatife alışmak için ellerinden geleni yapmalıdır. Diyaframa ancak son çözüm olarak başvurulmalıdır. </p>
<p>DİYAFRAM VE CİNSEL DUYULAR </p>
<p>Rahim ağzı diyaframı, çoğunlukla üzerine prezervatifinkinden daha kalın bir tabaka lastik geçmiş, madensel bir halkadır. Sadece rahim ağzını kapladığı için, cinsel zevki azaltmaz. </p>
<p>Diyafram kalın ve kaba görünebilir, fakat kadın bunu yerleştirdikten sonra hiç bir şey duymayacaktır. Eşine de bundan söz etmesi gerekmez. </p>
<p>Diyaframı ve bunun takılışını gören erkeklerde cinsel zevk birdenbire azalıyorsa, bunun nedenini, bu yüzden vaginanın genişleyeceği hakkındaki yanlış düşüncede aramak gerekir. </p>
<p>DİYAFRAM NASIL SEÇİLİR? </p>
<p>Diyafram, prezervatif gibi saydam değildir. Çapı 65 ile 80 mm., kalınlığı ise 5 mm.&#8221;dir. Hangi boydaki diyaframın kullanılması gerektiğini bir doktor, bir ebe ya da bir hemşire saptayabilir. Kadının her doğumdan sonra diyaframın boyu büyük bir olasılıkla değişecektir. </p>
<p>Diyaframın yerleştirilmesi için bu konuda alışkanlık sahibi olmak gerekir. Diyaframın uygun büyüklüğü bulunduktan sonra, bunun nasıl takılacağını kadının doktora sorması doğru olur. İlk yerleştirme denemelerine bir doktorun nezaret etmesi yararlıdır. Doktor önünde bu denemeler, kadın kendiliğinden bunu takmaya alışıncaya kadar devam etmelidir. </p>
<p>DİYAFRAM NASIL YERLEŞTİRİLİR? </p>
<p>Baş parmak ve kıvrık haldeki orta parmakla diyafram kenarlardan bastırılır. Böylece aslında yuvarlak olan diyafram uzunca bir şekil alır. Uzatılan işaret parmağı boylu boyunca lastik kısmın üzerine yerleştirilir. Bu durumda parmağın ucu madensel halkaya değer. </p>
<p>Kadın başlangıçta işaret parmağını kenara oturtmakta zorluk çekebilir, fakat denedikçe buna alışacaktır. Bir ayak alçak bir iskemlenin üstüne konur (sağ elini kullanan kadın için sol ayak) ve hafifçe öne eğilir. Vagina ağzı sol elle iyice açılır. </p>
<p>Diyafram lastik kısmı vaginanın yukarı duvarına gelecek şekilde, baş parmak daha fazla girmesine izin vermeyinceye kadar içeri itilir. Ondan sonraki kıvrık durumdaki parmak uzatılır ve avuç yukarı döndürülmüş şekilde, üst lastik kısım iyice vagina duvarına yapıştırılır. Avuç dik açı şekline getirilir ve baş parmak ile orta parmak serbest bırakılır. </p>
<p>İşaret parmağı ile diyaframın en uç kısmı tutulur. Sonra diyafram vaginanın iç duvarına (anüse doğru) bastırılarak olanaklı olduğu kadar ileri itilir. Bu konuda deneysiz kadınlar, belki de diyaframı sol elleriyle tutacak ve halkayı ileri doğru iterken, bunu döndüreceklerdir. Fakat diyaframın uç kısmını aşağı doğru döndürdüklerinden emin olmalıdırlar. </p>
<p>Artık diyafram vagina içinde yeteri kadar derine girmiştir. Şimdi diyaframı döndürmekle, halkanın arka ucuna işaret parmağıyla bastırmakla geride kalan bölüm de itilir. Daha sonra, işaret parmağı diyaframın kenarında gezdirilir ve böylece onun yeteri kadar ileriye yerleşip yerleşmediği anlaşılır. Eğer yerleşmemişse, dışa yakın olan kenar biraz kaldırılıp, daha ileri itilmelidir. Ancak bunun sonunda diyafram güvenli şekilde yerine oturur. </p>
<p>Bu konuda yeteri kadar deney sahibi olduktan sonra, diyafram yatarak da yerleştirilebilir; diyaframı yerleştiren elin tersi yönündeki bacak biraz bükülür. </p>
<p>YERLEŞTİRME SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR </p>
<p>Diyaframın yerleştirilmesi sırasında aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir. </p>
<p>Diyafram ne zaman yerleştirilmelidir? Bunun cinsel ilişkiden hemen önce yerleştirilmesi önerilmez. Çünkü bu durumda cinsel zevk duygusu zedelenecektir. Kadın cinsel temasın olacağını bilirse, erkek görmeden de diyaframı takabilir. Diyaframın gerek iç, gerekse kenar yüzüne, takılmadan önce sperm öldürücü jöle sürülmelidir. </p>
<p>CİNSEL İLİŞKİDEN SONRA TEMİZLENME </p>
<p>Cinsel ilişkiden sonra diyafram ertesi sabaha kadar yerinde kalmalıdır. Diyaframın erken çıkarılması rizikoludur. Çünkü spermler jöle ile bütünüyle tehlikesiz duruma gelmeyebilir. Çıkarıldıktan sonra diyafram ılık sabunlu suyla yıkanmalı, kurulanmalı ve saklanmadan önce hafifçe pudralanmalıdır. </p>
<p>DİYAFRAMIN KULLANILIŞINI KISITLAYAN DURUMLAR </p>
<p>Arkaya doğru dönük rahme diyaframın takılışı, öne doğru dönük, normal rahime takılışından daha kolaydır; fakat dönüklük bazen o kadar fazla olabilir ki, diyafram hiç takılamaz. </p>
<p>Geçirdikleri birçok doğum yüzünden vagina duvarı esnekliğini yitirmiş kadınların da diyafram kullanmaları doğru değildir. Çünkü diyafram böylelerinde kolayca yerinden kayabilir. Yeni evli ve daha doğum yapmamış kadınlarda diyaframın takılması zordur. </p>
<p>DİYAFRAMIN DEZAVANTAJLARI </p>
<p>Diyafram, daima doktor kontrolünden geçtikten sonra kullanılmalıdır. Diyafram için jöle de gerekli olduğu ve diyaframın hemen hemen her gece takılması gerektiği için, yapılacak masraf, prezervatife harcanacak olan paradan da çoktur. Çok sık kullanıldığında vaginada iltihaplar oluşturabilir. </p>
<p>Diyafram, sadece erkeğin aile planlamasında eşi ile el ele vermediği durumlarda, cinsel birleşimin çok sık uygulandığı ve erkeğin prezervatif takmamakta direndiği durumlarda önerilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/diyaframla-ilgili-merak-edilenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lavaj Nasıl Yapılır?</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/lavaj-nasil-yapilir.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/lavaj-nasil-yapilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 22:59:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[lavaj]]></category>
		<category><![CDATA[lavaj aleti]]></category>
		<category><![CDATA[layaj]]></category>
		<category><![CDATA[vagina]]></category>
		<category><![CDATA[vajina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1638</guid>
		<description><![CDATA[Cinsel zevkin tadını çıkarmak isteyen kadınlara cinsel ilişkiden hemen sonra vaginayı yıkamaları önerilmez. Bu yöntem her iki eş için de hoş değildir. Fakat özellikle kadınlar erkeğe sarılmış halde ye orgazmın yavaş yavaş hafifleyişini duyumsamak ister. Öte yandan lavajlar gebe kalmak olasılığını azaltmaz. 
Lavaj için vücut ısısında su (%90) ve asit borik (%10) karışımı kullanılır. Fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cinsel zevkin tadını çıkarmak isteyen kadınlara cinsel ilişkiden hemen sonra vaginayı yıkamaları önerilmez. Bu yöntem her iki eş için de hoş değildir. Fakat özellikle kadınlar erkeğe sarılmış halde ye orgazmın yavaş yavaş hafifleyişini duyumsamak ister. Öte yandan lavajlar gebe kalmak olasılığını azaltmaz. </p>
<p>Lavaj için vücut ısısında su (%90) ve asit borik (%10) karışımı kullanılır. Fakat bu sadece başka bir yöntemin yeterli olmadığından şüphelenildiği zamanlarda yardımcı olarak uygulanmalıdır. Örneğin prezervatif yırtılırsa, lavaj yapılmalıdır. Uygun bir lavaj aleti yoksa, parmağın çevresine bir tabaka pamuk sarılır, sonra parmak su ve asit borik karışımına daldırılır ve bununla vagina içi temizlenir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/lavaj-nasil-yapilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sünger Kullanımı Ve Dezavantajı</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/sunger-kullanimi-ve-dezavantaji.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/sunger-kullanimi-ve-dezavantaji.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 22:56:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[penis]]></category>
		<category><![CDATA[sperm]]></category>
		<category><![CDATA[sperm öldürücü]]></category>
		<category><![CDATA[sünger]]></category>
		<category><![CDATA[vagina]]></category>
		<category><![CDATA[vajina]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1636</guid>
		<description><![CDATA[Özel bir şekli olan bir parça süngere sperm öldürücü jöle sürülür ve sünger vagina içine yerleştirilir. Bu yöntem sanıldığından daha iyidir. 
Çünkü sünger, kullanılması gerektiği anda yerleştirilebilir, fakat her iki eşin cinsel arzularını azaltmak gibi bir dezavantajı vardır. Sünger günümüzde pek kullanılmamaktadır, fakat penisin kısa olduğu durumlarda önerilir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özel bir şekli olan bir parça süngere sperm öldürücü jöle sürülür ve sünger vagina içine yerleştirilir. Bu yöntem sanıldığından daha iyidir. </p>
<p>Çünkü sünger, kullanılması gerektiği anda yerleştirilebilir, fakat her iki eşin cinsel arzularını azaltmak gibi bir dezavantajı vardır. Sünger günümüzde pek kullanılmamaktadır, fakat penisin kısa olduğu durumlarda önerilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/sunger-kullanimi-ve-dezavantaji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk Gece Sonunuz Olmasın</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/ilk-gece-sonunuz-olmasin.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/ilk-gece-sonunuz-olmasin.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 21:18:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[haber gül]]></category>
		<category><![CDATA[Cem İncesu]]></category>
		<category><![CDATA[ÇETAD]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel sorunlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilk gece]]></category>
		<category><![CDATA[Kilis]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Göycıncık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1609</guid>
		<description><![CDATA[Polis memuru Murat Göycıncık&#8221;ın evlendiği gece intihar etmesiyle başlayan ilk gece sendromuyla ilgili tartışma, dikkatleri bir kez daha cinsel sağlık sorunlarına çevirdi.
İSTANBUL &#8211; Sivas Emniyet Müdürlüğü&#8221;nde görevli polis memuru Murat Göycıncık&#8221;ın evlendiği gece, aşırı heyecan nedeniyle cinsel ilişkiye giremeyerek intihar ettiği iddiaları, cinsel sorunlarla ilgili tartışmaları beraberinde getirdi. Uzmanlara göre toplumda evliliğin ilk gecesine abartılı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Polis memuru Murat Göycıncık&#8221;ın evlendiği gece intihar etmesiyle başlayan ilk gece sendromuyla ilgili tartışma, dikkatleri bir kez daha cinsel sağlık sorunlarına çevirdi.</p>
<p>İSTANBUL &#8211; Sivas Emniyet Müdürlüğü&#8221;nde görevli polis memuru Murat Göycıncık&#8221;ın evlendiği gece, aşırı heyecan nedeniyle cinsel ilişkiye giremeyerek intihar ettiği iddiaları, cinsel sorunlarla ilgili tartışmaları beraberinde getirdi. Uzmanlara göre toplumda evliliğin ilk gecesine abartılı anlamlar yüklenmesi ve bazı gelenekler ile cinsel tabular çitfler üzerinde olumsuz etki yapıyor. Ancak başarıyla tedavi edilebilen cinsel sorunların trajik sonlara neden olmaması için yapılması gereken; profesyonel yardım almak.</p>
<p>Cinsel sorunlar, toplumda her üç kişiden birini etkiliyor. Acıbadem Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi’nin 2001-2005 rakamlarına göre, ortalama 4 yıllık evli olan 543 çift, evlilikleri süresince cinsel birleşmenin hiç olmaması nedeniyle merkeze başvurdu. Bu rakam, toplumdaki cinsel sorunların boyutunu ortaya koymak açısından önem taşıyor. Geçtiğimiz günlerde Kilis’te evlenen 32 yaşındaki polis memuru Murat Göycıncık’ın gerdek gecesi aşırı heyecan nedeniyle cinsel ilişkiye giremediği ve bu nedenle eşinin gözü önünde beylik tabancasıyla intihar ettiği iddia edildi. Bu olayla bir kez daha gündeme gelen cinsel sorunları, toplumun cinselliğe bakışını ve ilk gece sendromunu Psikiyatrist Doç. Dr. Cem İncesu ile konuştuk.</p>
<p>Çok sık görülen bu tür cinsel sorunların en önemli nedenleri nelerdir?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: Kilis’te yaşanan bu durum, ne yazık ki bizim ülkemizde sık sık gördüğümüz olaylardan sadece biri. Bu olayın özelini tam olarak bilemiyoruz, sizin de dediğiniz gibi böyle bir iddia var. Ancak basında yer aldığı kadarıyla gerçekten ilk geceyle ilgili bir olay gibi duruyor ve biz sık sık böyle olaylarla karşılaşıyoruz.</p>
<p>Toplumda her üç kişiden biri yaşamlarının herhangi bir döneminde herhangi bir cinsel sorun yaşar. İlk gece cinsel birleşmenin olmaması erkekten ya da kadından kaynaklanan nedenlerden olabilir. Erkekte ereksiyon sağlayamama, kadında vajinusmus denilen sorunlardan kaynaklanabilir.</p>
<p>Türkiye’de daha sıklıkla erkeklerden çok kadınlardaki vajinusmus nedeniyle ilk gece cinsel birleşme olmuyor. Vajinusmus, vajinadaki psikolojik kökenli kasılmadır ki bunda ilk gece korkusu çok etkilidir. Bu kadar yaygın olan cinsel sorunların büyük bölümü psikolojik kökenlidir. Ancak organik nedenleri de olabilir. Örneğin, erkeklerde erektil disfonksiyon yani sertleşme sorununda organik nedenlerden söz edebiliriz ki bunlar genellikle penisten kaynaklanan sorunlardır. Bunun dışındaki cinsel sorunlarda psikolojik nedenler ön plandadır.</p>
<p>Kamuoyunda ilk gece sendromu olarak nitelendirilen bu durumu sık sık gördüğünüzü belirtiyorsunuz, bu sorunun görülme oranıyla ilgili bir rakam var mı?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: Bu konuda tam bildirim olmadığı için istatistiki bir çalışma yok, ancak medyaya yansıyan olaylardan çok daha fazlası olduğunu biliyorum. Çünkü bu tür olaylar bizlere de sık geliyor, medyada daha çok trajik olaylar yer alıyor ancak toplumda görülme oranı çok daha fazladır.</p>
<p>“İLK GECEYE YÜKLENEN ANLAMLAR ÇİFTLERİ OLUMSUZ ETKİLİYOR”</p>
<p>Evliliğin ilk gecesinden, evlenen çiftin dışındaki insanların da bir takım beklentileri oluyor, bu tür sorunların yaşanmasında geleneksel yapının ve özellikle aile bireylerinin beklentilerinin nasıl bir rolü var, cinsel sorunların evliliğin ilk gecesinde daha fazla görülüyor olmasının toplumsal nedenlerinden bahsedebilir misiniz?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: Bizim toplumumuzda insanların evlendiği ilk geceye hem kadınla hem erkekle ilgili çok fazla anlam yükleniyor ve bunun sonucunda da çok sayıda çift cinsel ilişkiye girememe sorununu yaşıyor. Çünkü Türkiye’de cinsellikle ilgili bu soruna yol açacak bir çok yanlış inanç, değer yargısı ve tabu var. Bunlar toplumda egemen olan yanlışlardır. Bu bizim toplumumuzda çok yaygın bir sorundur.</p>
<p>İlk geceye çok fazla anlam yüklendiği kızlık zarı, bekaret, namus gibi kavramların çok ön planda olduğu, kapıda ailelerin beklediği, hala kanlı çarşaf geleneğinin yaşatıldığı bir toplumdayız. Bütün bunlardan dolayı ilk gece, çiftler için çok fazla bir sıkıntıya ve gerginliğe dönüşüyor ve ilk gece sendromu gelişiyor. Erkek ya da kadının hiçbir sorunu olmasa da o gece bir takım sorunlar çıkabilir ve çıkıyor da.</p>
<p>Organik herhangi bir hastalık yoksa ilk gece yaşanan cinsel sorunlardaki en önemli faktörün psikolojik baskı olduğunu söyleyebilir miyiz?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: Kesinlikle en önemli faktör psikolojik baskıdır. Ama burada cinselliğin toplumda algılanış şekli de önemlidir. Evlilik öncesi cinselliğin genel olarak yasaklanması, çiftlerin yeterli cinsel deneyimlerinin hatta bir çok zaman hiçbir cinsel deneyimlerinin olmaması, kadınlarda yasak ve tabular nedeniyle vajinusmus sorunun yer alması gibi etkenler bu ilk gece yaşanan sorunların artmasına neden oluyor.</p>
<p>İlk gece sorun yaşanabilir ama bunun bir intihar gibi trajediye dönüştürülmesi de ayrı bir konu, bu durumu nasıl yorumlarsınız?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: İlk gece ya da sonraki dönemlerde cinsellikle ilgili bir çok sorun yaşanabilir ve bunun profesyonel bir destekle çözümü mümkündür, yapılacak tek şey bir uzmana başvurmaktır. Ancak ilk geceye ilişkin böyle bir sorunun intihar gibi hazin bir durumla sonlandırılması toplumdaki cinsel yasakların, tabuların, baskıların, abartılı ve yanlış beklentilerin ne kadar egemen olduğunu gösteriyor. Yani bu yanlış inançlar, insanların bazen hayatlarına son verecek bir utanç yaşamalarına ve kendilerini çaresiz hissetmelerine yol açabiliyor. Bunun örnekleri toplumda çok fazla var.</p>
<p>Acıbadem Cinsel İşlev Bozuklukları Merkezi’nin rakamlarına göre, 2001 ile 2005 yılları arasında evlilikte cinsel birleşmenin hiç olmaması nedeniyle 543 çift merkeze başvurmuş. Kadınlarda cinsel birleşme kuramamanın yüzde 98 nedenini vajinismus oluştururken, erkerklerde ise neden yüzde 60 sertleşme bozukluğu, yüzde 5 ağır erken boşalma ve yüzde 15 cinsel isteksizlik olarak belirlenmiş.</p>
<p>Cinsel fobi ve obsesyonlar ile eşcinsellik ise evlilikte hiç cinsel ilişkiye girememenin diğer nedenleri arasında yer alıyor. Bu vakaların yüzde 83’ü ortalama 3 aylık bir terapi sonrasında tam olarak düzelme göstermiş ve çiftler düzenli bir cinsel yaşama başlamış. Merkeze başvuranların yüzde 17’si ise çeşitli nedenlerle tedaviyi yarıda kesmiş.</p>
<p>İlk gece sendromu başta olmak üzere toplum sağlığı açısından önem taşıyan cinsel sorunlarda tedavi seçeneklerinden bahseder misiniz, bu tür sorunlar yaşayanlar nerelere başvurmalılar?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: Tedavi nedene göre değişir, sorun psikolojik kökenliyse çiftler psikoterapiye alınır, uygulanan terapi yöntemleri de kişiye ve soruna bağlı olarak değişir. Eğer sorun organik nedenlerden kaynaklanıyor ise ilaç tedavisi uygulanabilir. Bazen tek bir hapla bu sorunu çözmek mümkün olabiliyor.</p>
<p>Ancak organik nedenlerden kaynaklanan sorunlarda cerrahi tedavi yöntemi de uygulanabiliyor. Böyle sorunları olanlar cinsel işlev bozuklukları ve cinsel işlev alanında özel donanımlı merkezlere ve bu konuyla ilgilenen uzman hekimlere başvurmalılar. Bu konu psikiyatri, jinekoloji ve ürolojiyi ilgilendiren multidisipliner bir çalışmadır.</p>
<p>“CİNSEL SORUNLAR YÜZDE 90 ORANINDA TEDAVİ EDİLİYOR”</p>
<p>Türkiye’de cinsel sorunların tedavisindeki başarı oranının yüz güldürücü nitelikte olduğunu söyleyebilir miyiz?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: Cinsel işlev bozuklukları alanında uzmanlaşmış merkezlerde sorun yüzde 90 oranlarında tamamen tedavi edilebilmektedir. Yani bu sorunu yaşayan insanlarımız, bu tür merkezlere başvurduklarında tamamen iyileşip sağlıklı bir cinsel yaşama kavuşacaklarından emin olsunlar. Yani bunun için ölümü düşünmek ve ölüme gitmek, bu sorunu böylesine çaresizlik ve utanç meselesi haline getirmek yerine bir uzmana gitmelerini tavsiye ediyorum.</p>
<p>Bu merkezler daha çok büyük kentlerde toplanmış durumda. Yani Anadolu’da bu sorunu yaşayan insanların işin uzmanına ulaşması biraz zor olabiliyor, bu da sorunların büyümesine ve olumsuz etkilerinin artmasına neden oluyor diyebilir miyiz ve sizce Türkiye’de bu konudaki tedavi merkezleri ve uzmanlar ihtiyaca cevap verebilecek nitelikte mi?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: Maalesef en önemli sorunlarımızdan biri bu. Konunun uzmanlarının Türkiye’de yeterli sayıda bulunduğunu söyleyemeyiz. Yani uzman klinik ve uzman hekim sıkıntısı çekiliyor. Bu anlamda büyük kentler daha şanslı, özellikle metropoller ama Anadolu bu açıdan bir hayli sıkıntı yaşanıyor ve oralardan bize hala hastalar geliyor.</p>
<p>Bu sorunların aşılması için ne gibi çalışmalar yapılıyor?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: Şu anda mesleki bir dernek olan Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği, ÇETAD, Türkiye’de cinsel tedaviyle ilgili uzmanların yetiştirilmesine katkıda bulunuyor. Alanında uzman psikologlar ve psikiyatristler cinsel tedavilerle ilgili eğitim veriyor, sağlık profesyonellerinin eğitimi ve gelişimi konularına eğiliyor, kongreler ve sempozyumlar düzenleyerek eğitim çalışmalarını sürdürüyor.</p>
<p>Cinsel sorunların ölüm nedeni olmaması ve sağlıklı bir cinsellik için vermek istediğiniz son bir mesaj var mı?</p>
<p>Doç. Dr. CEM İNCESU: İlk gecenin cinsel yaşamımızda bir önemi yok. Hatta tek bir gecenin, tek bir haftanın, tek bir ayın da çok önemi yok. Önemli olan tüm hayat boyunca sağlıklı, mutlu ve doyumlu bir cinsellik yaşamak. Bunun içinde ilk gece veya sonrasında bir takım sorunlar yaşanırsa artık herkes çok iyi bilmeli ki cinsel sorunlar çok büyük bir oranda tamamen tedavi edilebilmektedir. Bu tür cinsel ilişki kuramama sorunlarının tedavisi son derece başarılıdır.</p>
<p>O yüzden hiç utanmadan, ‘Ne olur’ diye düşünmeden kendilerini çaresiz hissettiklerinde ümitsizliğe kapılmasınlar ve konuyla ilgili uzmana başvursunlar. Yani bunun için ölümü düşünmek ve ölüme gitmek, bu sorunu böylesine çaresizlik ve utanç meselesi haline getirmek yerine bir uzmana gitmelerini tavsiye ediyorum.</p>
<p>Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (ÇETAD)<br />
www.cetad.org.tr<br />
info@cetad.org.tr<br />
TEL: 0212 219 59 54 ve 0212 296 56 82<br />
FAX:0212 296 56 72</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/ilk-gece-sonunuz-olmasin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karezza Güvenilir Mi?</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/karezza-guvenilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/karezza-guvenilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 23:21:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel birleşme]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[doğum kontrol]]></category>
		<category><![CDATA[karezza]]></category>
		<category><![CDATA[orgazm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1590</guid>
		<description><![CDATA[Erkek ve kadın orgazma ulaşmaya çalışmadan uzun süre birleşimde bulundukları bu yöntem bir dereceye kadar doğum kontrolü yöntemlerinden sayılabilir. Karezza da tam anlamıyla emin bir yol değildir.
Çünkü erkek farkında olmadan veya iradesi dışında boşalabilir.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erkek ve kadın orgazma ulaşmaya çalışmadan uzun süre birleşimde bulundukları bu yöntem bir dereceye kadar doğum kontrolü yöntemlerinden sayılabilir. Karezza da tam anlamıyla emin bir yol değildir.</p>
<p>Çünkü erkek farkında olmadan veya iradesi dışında boşalabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/karezza-guvenilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zevk Masajı</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/zevk-masaji.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/zevk-masaji.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 23:19:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[genital bölge]]></category>
		<category><![CDATA[masaj]]></category>
		<category><![CDATA[zevk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1588</guid>
		<description><![CDATA[Tarif ettiğimiz masaj egzersizleri &#8220;şehvetli&#8221; olarak adlandırılıyor, çünkü bunlar sizi seksi ya da genital duygulardan daha fazlası için cesaretlendiriyor. Şehvetli ve seksi arasında gerçek bir bağ elbette yok, ama sizden istediğimiz kendinizi, genital duygulardan çok, özgür duygulara, oral-genital seks ya da ilişkiye girmek gibi seksi aktiviteler yerine, ortak zevk veren aktivitelere hazırlamanız. Masaj teknikleri verirken [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarif ettiğimiz masaj egzersizleri &#8220;şehvetli&#8221; olarak adlandırılıyor, çünkü bunlar sizi seksi ya da genital duygulardan daha fazlası için cesaretlendiriyor. Şehvetli ve seksi arasında gerçek bir bağ elbette yok, ama sizden istediğimiz kendinizi, genital duygulardan çok, özgür duygulara, oral-genital seks ya da ilişkiye girmek gibi seksi aktiviteler yerine, ortak zevk veren aktivitelere hazırlamanız. Masaj teknikleri verirken ayrıntıya inmeyeceğiz. İstediğimiz, şehvetli masajın genel kuralımı ve olabildiğince doyuma ulaşabilmeniz için önemli ipuçlarını size belirtmek. Burada öğrendiklerinizi genişletmekte özgürsünüz. </p>
<p>1- İlk olarak, masajınız için bir mizaç belirleyin. Ortamı her ikinize de uyacak kadar rahat ya da romantik yapabilirsiniz. Oda sıcaklığının beraber çıplak kalabilmeniz için uygun olmasına ve ışığı göz kamaştırmayacak parlaklıkta ayarlamaya (mum ışığı bunun için uygun) dikkat edin. İsterseniz rahatlatıcı bir müzik çalın. </p>
<p>2- Her ikiniz için de günü rahatsız edilmeden geçirebileceğiniz bir zaman seçin (mümkünse 30 dakika-1 saat) Bunu uyumadan hemen önce yapmak isteyebilirsiniz. Yorulmayı bekleyin bu sizi sinirli yapar ve bu deneyimden alacağınız zevki arttırır. </p>
<p>3- Başlamadan önce, birlikte az zaman geçirmeye çalışın. Biraz konuşmak ve bir bardak şarabı paylaşmak isteyebilirsiniz. İlk olarak birlikte bir duş almayı ya da banyo yapmayı da deneyebilirsiniz. </p>
<p>4- Bu deneyimin amacı, aldığınız zevki artırmak ve partnerinizin fiziksel uyarıcılara -genital olması şart değil- verdiği tepkileri anlamanızı sağlamak. Vücutlarınızın farklı bölümlerini dönüşümlü olarak okşayacak, ovacaksınız. Kendinizi uyarılmış hissedeceksiniz ancak amaç bu değil, uyarmak için uğraşmayın. İlk zamanlarda genital bölge ve göğüsler hariç her yere masaj yapabilirsiniz. Ayak parmaklarını, uyluk kemiğini, karnını, kollarını, yüzünü, saçlarını, ayaklarını, kalçalarını keşfedin. Bunu yavaşça yapın -her biri için en az 10-15 dakika ayırın. Unutmayın bu sıradan bir masaj değil. Şehvetli olması düşünülüyor, ezici değil. Bu yüzden yoğuran güçlü dokunuşların yanında hafif okşayan dokunuşlar da deneyin. Avuç içinizi, parmak uçlarınızı, tırnaklarınızı, saçlarınızı, dudaklarınızı, bir parça metal ve tüy kullanın. </p>
<p>5- Dönüşümlü olarak bu işi yapacağınızdan, nelerin iyi nelerin kötü olduğunu konuşmak çok önemli. Masaj yapılan kişi, masaj yapanın en etkili uyarıcıları kullanmasında ona yardımcı olmak amacıyla &#8220;iyi, daha güçlü, tırnaklarını daha çok kullan, daha yavaş, mmm&#8230;, evet bu harika&#8221; gibi ifadeler kullanılır. Eğer masaj yapan kişi karşısındakinin duygularından emin değilse &#8220;bu nasıl?&#8221; ya da &#8220;şimdi daha iyi mi hissediyorsun?&#8221; gibi sorular yöneltebilir. Hoşlandıklarınızı ve hoşlanmadıklarınızı açık bir ifade ile anlatmak çok önemli. İletişim, kişisel olarak daha fazla zevk alıp vermenizi sağlar. Herkesin değişik ihtiyaç ve zevkleri vardır. Bunlar, kişiden kişiye değişir. Birbirine nasıl iyi hissettiğini söylemek her masajı, daha sonra her ilişkiyi daha az sıradanlaştırır, daha içten hale getirir. </p>
<p>6- Üçüncü ve dördüncü seanslarda, göğüs masajını ekleyebilirsiniz. Yine kendi zevklerinize göre vuruş ve dokunuşlar deneyebilirsiniz. </p>
<p>7- Son olarak altı ve yedinci masajlarda ya da her ikinizde bunun için kendinizi hazır hissettiğinizde genital bölgeyi masajınıza katın (8. bölüme kadar beklemek isteyebilirsiniz). Birbirinize zevk vereceğini düşündüğünüz fikirleri uygulamaktan kaçınmayın. Genital bölgeyi masaja katma sırası geldiğinde sadece bu bölgeye yoğunlaşma ve vücudun geri kalan bölümlerini unutma eğilimi vardır. Bu endişe yaratır ve masajdan alacağınız zevki azaltır. Bu yüzden genital bölgeye dokunup keşfetmeye başladığınızda, bunu tıpkı diğerleri gibi bir zevk kaynağı olarak düşünün ve masaj zamanınızın uygun bir bölümünü buna ayırın. </p>
<p>8- Masaj yaptırırken nerenize dokunuluyorsa, oradaki duygulara yoğunlaşmaya çalışın. İlginizin bu duygularda kalmasına izin verin. Eğer konsantrasyonunuz dağılırsa partnerinizin dokunuşlarını beyninizle takip edin. Bu, masajdan daha çok zevk almanızı ve rahatlamanızı sağlar. Masaj yaptırma sırası size geldiğinde, nelerin hoşunuza gidip daha iyi olduğunu söylemek dışında başka bir sorumluluğunuz olmadığını hatırlayın. </p>
<p>9- Eğer masaj seanslarınızın iyi gitmediğini fark ederseniz (ya da farklı bir şey denemek isterseniz) seansın odağını değiştirmeyi deneyin. Partnerinize zevk vermeye odaklanmak yerine, kendinize en çok zevk veren masajı uygulamaya başlayın. Tek kısıtlama, partnerinizi incitecek ya da ona zarar verecek hiç bir-şeyi yapmamanız. Zevk alacak olan partner, masajı yönlendirmekten çok rahatlamak ve kendi duygularına konsantre olmak zorundadır. Genelde partnerlerinin zevk almasına odaklanmış olan kızgın ve mutsuz çiftler, özgür olduklarında rahatlayıp masajdan zevk alabilmektedirler. </p>
<p>Bütün bu öneriler diğer çiftler için yararlı oldu. Ek olarak, bazı çiftler masajın etkilerini ve içeriğini değiştirmek için masajı değişik yağlarla (losyonlarla) denemek istediler. Yağlar, dokunuşları yoğunlaştırır ve cildinizi daha sıcak yapar. Losyonlar, kuruduktan sonra biraz yapışkan olurlar ve cildin soğuk olmasını sağlarlar. Pudra başka bir olasılıktır. Herhangi bir parfüm içeriği de kullanılabilir. Genital bölge hassas olduğundan masaj yaparken steril bir jelden başka bir şey kullanmayın. &#8220;K-Y&#8221;ya da &#8220;lubrifax&#8221; bu amaçla kullanabileceğiniz ve eczanelerde bulabileceğiniz yağlardır. Keşfedin ve neyin sizin için iyi olduğunu bulun. </p>
<p>Ruh haliniz kötü ise partnerinize kızgınsanız, yorgunsanız ya da çılgın gibiyseniz bu masajdan alacağınız zevki tamamiyle etkileyecektir. Bazen zevkin kontrolü ele almasına izin vererek sizi sıkan sorunların üstesinden gelebileceksiniz. Diğer zamanlarda ise sizi sıkan her neyse ondan kurtulamayacaksınız. Şehvetli masajın zevk vermediğini ya da kendinizi kötü hissettiğinizi fark ederseniz durun ve partnerinizle size neyin engel olduğunu tartışın. Bu size, duyguları paylaşma ve sorunlarla ilgilenmeye başlama şansı verir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/zevk-masaji.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Levitrayla Ereksiyon</title>
		<link>http://www.gulyeri.com/levitrayla-ereksiyon.html</link>
		<comments>http://www.gulyeri.com/levitrayla-ereksiyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 23:15:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[cinsel sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[ereksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[levitra]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>
		<category><![CDATA[viagra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.gulyeri.com/?p=1586</guid>
		<description><![CDATA[Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, Bayer şirketinin ürünü olan Levitra hakkında bilgi verdi.
BERLİN &#8211; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü Androloji Bilim Dalı Başkanı da olan ve Levitra&#8221;nın tanıtımı amacıyla Berlin&#8221;de düzenlenen toplantıya katılan Prof. Dr. Halim Hattat, Levitra&#8221;nın aynen Viagra gibi ereksiyon sorunları tedavisinde kullanıldığını söyledi.
Prof. Dr. Hattat, “Levitra 10 dakika [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Halim Hattat, Bayer şirketinin ürünü olan Levitra hakkında bilgi verdi.</p>
<p>BERLİN &#8211; Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü Androloji Bilim Dalı Başkanı da olan ve Levitra&#8221;nın tanıtımı amacıyla Berlin&#8221;de düzenlenen toplantıya katılan Prof. Dr. Halim Hattat, Levitra&#8221;nın aynen Viagra gibi ereksiyon sorunları tedavisinde kullanıldığını söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Hattat, “Levitra 10 dakika içinde etkisini gösteriyor ve 30 dakikada kanda en yüksek düzeyine ulaşıyor. Etkisi 4 ila 6 saat sürüyor. Vücuttan 12 saat sonra tümüyle atılıyor. Biokimyasal reaksiyonla sertleşmeye neden olan enzimleri bloke ediyor ve uzun süreli sertleşme sağlıyor” dedi. </p>
<p>Levitra&#8221;nın da Viagra gibi bir afrodizyak olmadığına dikkati çeken Hattat, bu ilacın alınması durumunda cinsel ilişkiye istekli olunması gerektiğini kaydetti. </p>
<p>Aile Sağlığı Araştırma Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Emre Akkuş da, Levitra&#8221;nın tok karnına alındığında bile etki gösterdiğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.gulyeri.com/levitrayla-ereksiyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
